Cep telefonun kayıtlımı veya kaçak mı olduğunu öğrenmek isterseniz aşağıdaki adrese gidin ve telefonunuzun ” imei ” numarasını girin ve sorgulayın.
Aralık, 2007 için arşiv
Cep Telefonu Kayıtlımı kaçak mı ?
turkcell logosunu kaldırma
L284000 yazıp 3022 ye gönderin.
Bluetooth ile gelen mesajları doğrudan hafıza kartına kaydetme
Nokia telefonunuzda Telefon hafızanız az olabilir ve bunun için dosyalarınızı hafıza
kartına atmak isteyebilirsiniz bunun için
” mesajlar ” a ve ordan “seçenekler ” e tıklayın açılan menude ” ayarlar “
tıklayın
ve daha sonra ” diğer ” e tıklayın ve ” kullanılan hafıza ” dan ” memory card ” ı
seçin
artık mesajlarınız yani dosyalarınız doğrudan hafıza kartınızda olucak.
Sim Kartı kitlendi Puk kodu gerekiyorsa
1. Eğer Turkcell kullanıcısıysanız ve Süper şifreniz var ise turkcell’in sitesinden ” online işlem merkezine girerek puk kodunuzu öğrenebilirsiniz.
2-müşteri hizmetlerinizi arıyabilir ve gerek bilgileri verdikten sonra veya size güvenirlerse size puk kodunu verirler.
Turkcell müşteri hizmetleri = 444 00 532/535
Avea Müşteri hizmetleri= 444 1 500
Telsim müşteri hizmetleri= 444 0 542
Hafıza Kartını Hızlandırma
kartınızı kart okuyucuya takın ve ve bilgisayarıma girin
sürücünüzü orada çıkacaktır sürücünüze sağ tuş ile tıklayıp “özellikler” e tıklayın
oradanda ” araçlar” sekmesine tıklatın ve son olarak ” disk birleştiricisi” ne girin ve
birleştirin. bu belli süre sürecektir. birleştirme bittikten sonra kartınızı cep
telefonunuza takın hızda belirgin bir artış olucaktır.
Hafıza Kartına Atılan programları çalıştırma
Fexplorer – S60
S60 serisi cihazlar için dosya yönetim uygulamasıdır. kullanışlı ve ücretsizdir.
indirmek için tıklayın
cep telefonu pili daha uzun ömürlü olsun
En beklenmedik zamanda biten bataryaların ömrü, alınacak basit birkaç önlemle eskisinden daha uzun duruma getirilebilir.
Gün içerisinde en lazım olduğunda biten şarj, cep telefonunu bizim için kimi zaman en sevimsiz dost haline getirebiliyor. Bazen iş görüşmesinin ortasında, bazen ulaştırılması gereken acil bir haberin girişini karşı tarafa bidirdikten sonra sessizliğe ve geçici karanlığa bürünen cep telefonları, yanımızda yedek batarya bulundurmuyorsak bizi istenmeyen durumlar ile yüz yüze bırakabiliyor.
Bu olası sorunu ortadan kaldırmak ya da en düşük seviyeye indirmek için birkaç basit önlem almak yararlı olabilir. Bir anlamda batarya yönetimi olarak da anlatacağımız önlemler ve ipuçları, gün içinde bataryanın güç seviyesinden daha az endişe etmenizi sağlayacaktır.
KULLANILMAYAN ÖZELLİĞİ KAPATIN
Cep telefonlarının artan işlevselliği,beraberinde birçok da yeni özellik getiriyor. Artan sayıdaki bu özelliklerin her birinin çalışabilmek için pilin gücünü tükettiği göz önünde bulundurulmalı. Her ne kadar çoğu cep telefonu, kullanılmayan özellikleri otomotik olarak bekleme durumuna geçirse de; menüdeki “araçlar” ve “ayarlar” seçeneklerinden kullanılmayan özellikleri manuel olarak kapatmak pil ömrüne katkı sağlayacaktır.
PİL CANAVARI BLUETOOTH
Pil ömrünü en çok tüketen özelliklerden olan Bluetooth, kimi zaman unutma nedeni ile kimi zaman da bilerek açık bırakılır. Bluetooth kulaklık kullanılmıyorsa ya da dosya transferi yapılmıyorsa, bu özelliğin açık bırakılmasının pili erken tüketmekten başka bir anlamı bulunmuyor.
EKRAN PARLAKLIĞINI AZALTIN
Pil ömrünü çalan bir diğer özellik de ekran parlaklık düzeyidir. Telefon ilk satın alındığında genellikle en parlak düzeye ayarlı olarak gelen bu ayar azaltıldığında pil süresinde tasarruf sağlanır. Görüntü ayarları ile pil tasarrufu sağlamanın diğer bir yolu da arka plan aydınlatmasını mümkün olduğu kadar kısa süreye ayarlamaktır. 15 saniye ya da daha kısa süreye sahip arka plan aydınlatması, pil süresinin uzamasına katkı sağlaycaktır.
SADELİK VE SESSİZLİK UZUN YAŞATIR
Ekran koruyucular ve dinamik masaüstü resimleri de pil süresini azaltan unsurlar arasında geliyor. Bununla beraber yüksek zil seviyesi ve titreşim özelliği de aynı şekilde daha fazla enerji tüketen özellikler arasında bulunuyor. Gerekmediği sürece bu özelliklerin etkinleştirilmemesi, size zamansız biten batarya problemini daha az yaşatacaktır.
GPRS, 3G ve Wi-Fi BAĞLANTILARINI SÜREKLİ AÇIK TUTMAYIN
Uzun pil süresi için, internet gezintisi sağlayan bağlantılardan da gerekmediği sürece feragat etmek gerekiyor. Sürekli açık tutulan bir GPRS bağlantısı, pilin gücünü hızla tüketecektir. Bunun için GPRS ayarları yaparken “sadece gerektiğinde” özelliğini seçmeyi unutmayın. Aksi takdirde sizin internetteki işleminiz bitmesine rağmen bağlantı devam edecektir. Aynı kural, EDGE, Wi-Fi ve müstakbel 3G uygulamaları için de geçerlidir.
GİZLİ PİL DÜŞMANI: ZAYIF KAPSAMA ALANI SİNYALİ
Sürekli şebeke arayan bir cep telefonunun tükettiği güç, bataryanın erken tükenmesinin sebeplerinden biridir. Düşük şebeke sinyali bulunan kapasama alanındaki bir cep telefonu, yakında bulunan bir baz istasyonuna bağlanırken harcadığı enerjiden daha fazlasını tüketir. Bu nedenle şebeke sinyal gücünün az olduğu ofis ve ev gibi ortamlarda batarya ömrü daha çabuk sona erer. Bu süreyi uzatmak için, telefon konuşmalarını yaparken sinyal gücü göstergesinin en azından üç ya da daha üst seviyede olmasına dikkat etmek şarjın dayanma süresini artıracaktır.
Bunun yanısıra eğer; yeraltı gibi kapsama alanı dışında bir yerde telefonu kapalı duruma getirmek, bataryanın gereksiz yere güç tüketimini engelleyecektir. Bu tür durumlarda sadece kapsama alanına dahil olabileceğini düşündüğünüz noktalarda telefonu açıp denemek, en mantıklı çözüm olacaktır.
PİLİNİZİ TANIYIN: LİTYUM PİLLER İLE NİKEL PİLLER ARASINDAKİ FARKLAR
Günümüzde cep telefonlarında nikel pillere oranla lityum piller daha yaygın olarak kullanılmaktadır. İlk kullanımdan önce nikel pillerin 10 saat şarj edilmesi gerekirken, şarj süreci lityum pillerde cep telefonu pilin dolduğunu belirtene kadar devam eder.
BİTMESİNİ BEKLEMEDEN DÜZENLİ ŞARJ
Lityum pilleri, nikel pillere göre avantajlı kılan en önemli nokta, hatırlama özelliğine sahip olmamasıdır. Nikel pillerde bulunan bu özellik, pil rastgele şarj edildiğinde ve tam bitirilmeden tekrar şarj işlemine tabi tutulduğunda ortaya çıkar. Bu tür şarj işleminden sonra, pil içerisinde oluşan kristaller pilin performansını düşürür. Lityum pillerde istenen zamanda şarj işlemi yapılabilir. Pilin tamamen bitmesini beklemeye gerek yoktur. Pil süresi üçte bir seviyesine geldiğinde yapılan düzenli şarj, pil ömrüne katkıda bulunacaktır.
PİLİ ÇOK UZUN SÜRE ŞARJ ETMEYİN, GÜNEŞTE BIRAKMAYIN
Lityum piller, içlerinde fazla ısınmaya karşı koruma sağlayan devre bulundurduğu için gece boyunca ya da bir kaç gün şarjda kalmaları ısınma problemini ortaya çıkarmaz. Fakat bu süre bir hafta gibi uzun bir süreye çıkınca ısınmaya sebeb olur ve pile zarar verir. Aynı sorun, pil güneş ışınlarına maruz bırakıldığında ya da kaloriferin üstüne bırakıldığında da meydana gelir.
PİLİ İKİ SENE İÇERİSİNDE YENİLEYİN
Bir lityum pil 300 ila 500 kere şarj edilebilir. Bu süreyi aşan kullanımlarda pil ömrünü yavaş yavaş yitirir. Düzenli olarak kullanılmayan boş bir lityum pil bulundurmak da mantıklı bir çözüm değildir. Çünkü lityum piller hiç kullanılmadığında da zamanla özelliklerini yitirir.
SEBZELERİN YARARLARI

Bamya:
(Okra / Ocker / Bamia / Gombo / Bamias / Okra / Gumbo) Mutedil iklimlerde yillik, sicak iklimlerde ise, bir kaç defa yetistirilebilen, boyu 1-2 metreye kadar uzayan, yapraklari asma yapragina benzeyen, meyvesi bes bölmeli, tohumlari yuvarlak ve yesilimtrak gri renkte bir sebze.
Türkiye’de yetistigi yerler: Memleketimizde sebze olarak hemen her yerde yetistirilmektedir. Akdeniz çevresi, en müsait ve önemli yetisme bölgesidir. Türkiye’nin Erzurum, Kars gibi soguk ve yüksek yerleri hariç, hemen hemen her yerinde yetistirilebilmektedir. En çok Akdeniz ve Ege bölgesindeki ovalar ile Amasya’da ziraati yapilir. Memleketimizde, Sultani, Amasya ve Balikesir bamya çesitleri taninmistir.
Kullanildigi yerler: Faydali bir sebzedir. Yas veya kuru olarak sarf edilir. Konserveleri de yapilir. Meyveleri müsilajlidir. Kabizlik tedavisi ve barsaklarin düzenli çalismasi için faydalidir.
————————————————————————————–

Enginar:
(Artischocke / Artichaut / Artichoke / Cynara scolymus / Cynara / Artichaut cynaria scolymus) Haziran-temmuz aylari arasinda, mavi-mor renkli çiçekler açan, 50-150 cm boyunda çok senelik otsu bir bitkidir. Killi, kumlu ve rutubetli topraklarda yetistirilir. Gövdeleri dik, kuvvetli, sert ve boyuna olukludur. Yapraklari sapsiz, büyük, uzun-oval ve parçalidir. Çiçekler üst yapraklarin koltugundan çikan, uzun saplarin ucunda büyük basçiklar halinde toplanmistir. Çiçek tablasi etlidir. Hepsi tüp seklinde olan çiçekleri ve bunlarin aralarinda bulunan tüyleri tasir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Marmara ve Ege bölgesinde bahçelerde yetistirilir.
Kullanildigi yerler: Bitkinin sebze olarak kullanilan kismi, çiçek tablasi ile tâze dip yapraklari ve kökleridir. Yapraklar ve kökte eynarin isimli aci bir madde, inulin, tanen ve filavon bünyesinde bir glikozit vardir. Tâze yaprak ve köklerinden yapilan hulâsa ve tâze yapraklardan hazirlanan çay, safra çogaltici ve idrar arttirici olarak karaciger hastaliklarinda kullanilir. Kanda kolesterini azaltir. Ates düsürücü ve istah açici tesirleri vardir. Ayrica, idrar söktürür, bedeni ve ruhi bitkinligi giderir, romatizma ve seker hastaliklari için faydalidir.
————————————————————————————–
Havuç:
(Mohrrübe / Carotte / Carrot / Daucus corota ) Kökleri sebze olarak yenen iki yillik bir kültür bitkisidir. Havucun vatani Orta Avrupa’dir. Yabânî olarak Avrupa, Kuzey Afrika ve Asya’da rastlanir. Memleketimizde de rastlanmaktaysa da kültür havucu özelliginde degildir. Bitki 1-1,5 m kadar boylarinda, az dalli, parçali yapraklidir. Çiçekleri yazin açan küçük, beyazimsi renkli semsiye durumunda toplanmislardir. Elverisli topraklarda ana kök bir metre kadar derine inebilmektedir. Havucun kazik seklindeki etli kökleri kültür sâyesinde meydana gelmistir. Havucun açik sari-turuncu renkteki dis kismi kabuk kismidir. Kök meyveleri farkli türleri sebebiyle çesitli sekil ve büyüklüktedir. Koyu sarimsi-turuncu renkte olan iç kismi odun dokusuna tekâbül etmekle birlikte genellikle parankimatik hücrelerden yapilmistir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Dogu Anadolu hâriç bütün Anadolu.
Kullanildigi yerler: Bitkinin tohumlari ve kazik kökleri (havuç) kullanilir. Tohumlar eterik yag ihtiva eder ki, bu da geraniol elde etmekte kullanilabilir. Ayrica konserve ve parfümeri sanâyiinde kullanilir. Kültür kök meyveler likopin, karotin provitamin A, B1, B2, C vitaminleri, % 7 oraninda seker, % 29 kadar fosfor ve mâdenî tuzlar ihtiva eder. Bu kök meyveler ham madde olarak karotin elde etmede, gida olarak tâze ve tursu hâlinde kullanilir. Provitamin A, vücutta vitamin A hâline geçer. Vitamin A, hastaliklara karsi mukâvemet kazandiran, göz ve cilt hastaliklarini önleyen çok faydali bir maddedir. Tâze havuç, günes yaniklari vakalarinda lapa hâlinde kullanilir. Havuç unu ve suyu çocuklarin beslenmesinde çok faydalidir.
————————————————————————————-
(Spinat / Spinach / Spinacia oleracea) Kis sebzesi olarak yetistirilen, iki evcikli, kazik köklü, otsu bir bitkidir. Mutedil, serin rutubetli havalardan hoslanir. -5 dereceden sonra zarar görmeye baslar. Kurak ve sicaklik ise yapraklarini sertlestirip tohuma kalkmasini tesvik eder. Bu sebeble ziraati sonbahar ile ilkbahar arasinda yapilir. Bir sap üzerinde salkim durumunda sarimsi renkte çiçekler açar. Çiçeklerin taç yapraklari yoktur. Erkek ve disi çiçekler ayri ayri bitkilerde bulunur. Sâyet ispanak zamaninda toplanmazsa tohuma kaçar ve kartlasir. Memleketimizde sonbaharda ekimi yapilir. Iki-üç ay içerisinde ürün alinir. Kumlu-killi ve gübreli topraklarda iyi ürün alinabilir. Dikenli ve dikensiz tohumlu iki çesidi vardir.
Dikenli ispanak: Tohumlari köseli ve dikenli, yapraklari yirtmaçli, uçlari ise mizrak gibidir. Kisa dayanikli (-8, -10 dereceye dayanir), lezzetlidir.
Dikensiz ispanak: Tohumlari dikensiz, yuvarlakça, yapraklari genis ve yirtmaçsiz ince naziktir. En fazla ekilen bu çesittir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Sebze olarak heryerde yetistirilir. Anavatani Kafkasya ve Afganistan’dir.
Kullanildigi yerler: Içinde A,B,C,D vitaminleri vardir. Proteince de zengindir. Daha çok sebze olarak, pisirilerek veya salata hâlinde yenilir. C vitamini ve demirce zengin bir kis sebzesidir. Vücudun dayanikliligini artirir. Agiz, bogaz ve gögüs hastaliklarinda faydalidir. Hamilelerde özellikle tavsiye edilir. Kansizligi giderir ve ruhi çöküntüyü azaltir.
————————————————————————————-
Kabak
(Küerbis / Courge / Gourd / Cucurbita / ) Bir yillik, sürünücü otsu bir bitki. Gövdeleri tüylü sürünücü olup, silindir biçimindedir. Kökleri uzun ve ig seklindedir. Yapraklar tüylü, büyük, böbrek veya kalp seklinde, bes parçali, uzun saplidir. Çiçekler tek eseylidir. Erkek çiçekler sarimsi renkte büyük, disi çiçekler daha küçüktür. Meyveleri çesidine göre küremsi, silindir veya yumurtamsi sekillerde ve saplidir. Meyve kabugu ince veya kalin, yumusak veya serttir. Meyveleri çok tohumludur. Kabak, bir sicak ve mutedil bölge bitkisidir. Memleketimizde birçok kabak türü ve bunlarin varyeteleri ekilmektedir. Bilhassa sakiz kabagi (Cucurbita pepo) ve kestane kabagi (C. maxima) veya helvaci kabagi önemli olup tibbî olarak da kullanilmaktadir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Memleketimizde kültür olarak yetistirilir.
Sakiz kabagi (C. pepo): Gövdeleri boyunca keskin çizgili, yapraklari bes sivri parçalidir. Meyveleri silindir veya yumurtamsi olup, kalin ve sert kabukludur. Beyaz etli, makbul bir kabaktir. 20-30 cm kadar uzunluktadir.
Kestane kabagi-Helvaci kabagi (C. maxima): Gövdeleri silindir biçiminde, yapraklari böbrek seklinde ve tüylüdür. Meyveleri basik küremsi, sapli, ince kabukludur. Pisirildiginde kabuklari yumusar ve zar gibi soyulur. Kirmizi etli kisminda sekerli ve nisastali maddeler vardir. Yemegi ve tatlisi yapilir.
Kullanildigi yerler: Her iki türün tibbî olarak kurutulmus tohumlari kullanilir. Tohumlarinda sâbit yag ve peporesin vardir. Tohumlari (çekirdekleri) tenya ve kurt düsürücü olarak bilhassa çocuklarda kullanilmaktadir. Tohumlar dis kabuklarindan ayrilarak dövülür, sekerle karistirilarak verilebilir. Ortalama doz çocuklarda 40 gr büyüklerde takriben 100 gr’dir. Kabak çok besleyici özelliktedir C ve B1 vitamini ihtiva eder. Pisirilen etli kismi yiyecekten baska çiban ve sis yerlere lapa olarak da tatbik edilir.
Diger kabak çesitleri sunlardir:
Bal kabagi: Kestane kabaginin bir cinsidir. Eti saridir.
Lif kabagi (Luffa cylindrica): Meyvelerinin iletim demetleri xxx bir ag teskil eder. Bu sebeke, meyve soyulup kurutulduktan sonra, sünger gibi kullanilir.
Su kabagi (Lagerneria vulgaris): Meyvelerinin yarisi siskin, yarisi dardir. Bu sebepten su kabi olarak veya ortadan boyuna kesilip kurutulduktan sonra masrapa seklinde kullanilmaktadir.
Dikenli kabak (Sechium edule): Vatani Orta Amerika olan, memleketimizin güney bölgesinde yetistirilen çok yillik bir bitkidir. Meyveleri etli ve büyük bir armut seklinde, bes dilimlidir. Içinde bir büyük tohum vardir. Meyveleri pisirildikten sonra sebze olarak yenir
———————————————————————————–

Karnabahar:
(Blumenkohl / Chou-fleur / Cauliflower / Karnabit / Brassica oleracea var / Bortytis / Cauliflower) Lahananin bir çesidi. Lahanada yapraklar sebze olarak kullanildigi halde, karnabaharda yenilen kisim genç çiçek tomurcuklari ile çiçek durumu eksenidir. Karnabahar beyaz renkte bir sebzedir. Bunun sebebi de çiçek durumunun büyük örtü yapraklari ile kapali kalmasindandir. Fosfor ve vitamin bakimindan zengindir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Ege, Akdeniz, Marmara bölgelerinde sebze olarak yetistirilir.
Kullanildigi yerler: Zihin yorgunlugunu giderir. Afrodizyak özelligi vardir. Cinsel gücü artirir. Sinirleri kuvvetlendirir. Idrar söktürür. Dalak hastaliklarina iyi gelir. Seker hastalarina faydali oldugu bilinir
———————————————————————————-
(Kopfkohl / Chou / Cabbage / Brassica oleracea / Chou commun) Sari veya beyaz çiçekli, yillik, iki yillik ve çok yillik, çogu Akdeniz çevresi memleketlerinde yetisen ve yetistirilen bir kis sebzesi. Mutedil-serin, sisli, yagisli, rutubetli iklimleri sever. Fazla sicak ve kuraklik, lahananin göbek baglamasini güçlestirir, yapraklari sertlestirir. Killi, derin, serin ve kuvvetli toprak ister. Azotlu gübrelere ihtiyâci fazladir. Kolay göbek baglamasi kisa daha iyi dayanabilmesi, kendine has tadi olmasi için, fazla miktarda potas’a ihtiyaç duyar. Lahana, çogu Avrupa ülkelerinde yaygin olarak yetistirilir. Eskiden beri, kisin sebze olarak yenilir. Kis soguklarina oldukça iyi dayanabilen bir bitkidir.
Lahana cinslerini söyle siralayabiliriz:
1. Kelle (bas) lahana: 2-6 kg agirligi olan, en çok yetistirilen bir çesittir.
2. Kantar lahana: Orta, Güney ve Güneydogu Anadolu’nun bâzi yerlerinde ekilir. Tânesi 15-30 kg gelebilir.
3. Brüksel lahanasi: Uzun gövdesine siralanmis olan yapraklarinin diplerinde bir findik veya ceviz büyüklügünde göbek baglamis yumrulardan istifade edilir.
4. Kara lahana: Karadeniz sahilinde pek fazla yetistirilir. Göbek baglamaz, körpe yapraklari çok lezzetli, baharli, istah açici, sifâlidir.
5. Kirmizi lahana: Yapraklari kirmizi renktedir. Fazla iri olmaz. Siki göbek baglar.
6. Karnabahar: Lahananin bir çesidi sayilabilir. Lahananin yapraklarindan, karnabaharlarin çiçeklerinden faydalanilir. Karnabahar daha lezzetli, besince daha kuvvetlidir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Yabânî olarak Akdeniz bölgesidir. Kültürü her yerde genis çapta yapilmaktadir.
Kullanildigi yerler: Lahananin çesitli tipleri pisirilerek yenildigi gibi pisirilmeden salata yerine yahut tursusu yapilarak yenir. Kalori bakimindan pek zengin olmamakla beraber, vitamince zengindir. A,B,C vitaminleri bol bulunur. Lahana tohumlari kurt düsürücü ve idrar söktürücü olarak kullanilir. Tohumlarindan kolzayagi elde edilir. Ayrica, haslanarak yenilirse mide ve barsak yaralarini yumusatir. Vücudu hastaliklara ve özellikle kansere karsi korur. Ses kisikligini giderir. Guatr olanlar yememelidir.
————————————————————————————–
MAYDANOZ (Detroselinum sativum)
Maydanoz bir provitamin A (Beta karoten ) kaynağıdır. Bu özelliği ile görme gücüne, kılcal damar sistemine, adrenal bezine ve troid bezine iyi gelir. Ayrıca potasyum, kükürt, kalsiyum, magnezyum ve klorin yönünden de zengindir. Maydanoz suyundaki yüksek klorofil miktarı kanı arttırarak oksijeni metabolize eder ve böbreklerin, karaciğerin, idrar yollarının temizlenmesine yardım eder. Sindirim enzimlerini uyararak sindirim rahatsızlıklarını dindirir. İnce barsaktaki peristaltik hareketleri arttırır. Bir tutam maydanoz günlük C Vitamini ihtiyacının çoğunu karşılar.
*Kanı temizler, kansızlığa, mesane iltihaplanmasına ,kum, böbrek taşı ile tansiyona,şişmanlığa,böbrek ve karaciğer rahatsızlıklarına,damar sertliğine etkilidir. Maydanoz suyuna bal ve limon ilave edilerek günde 1-2 bardak içilir. Böbrek rahatsızlıklarında; 4 bardak suya 1 demet maydanoz yıkanır konur, 5 dakika kaynatılır, süzülür, günde 3 kere 1′er çay bardağı içilir.
*Tohumları idrar ve safra söktürücü, adet kanamalarını kolaylaştırıcı nitelikleri vardır. Maydanoz,aybaşı sancılarını keser, adetleri düzenler, ağrıları giderir, akıntıları keser.Barsak solucanlarının düşürülmesine yardım eder. Gazın dışarı atılmasını sağlar.
*Grip ve nezleyi geçirir, balgam söktürür, terletir, ateş düşürür.Kan şekerini normal seviyede tutar, kansere karşı koruyucudur, vücuttaki zehirli maddeleri dışarı atar, romatizma hastalığına ve sarılığa iyi gelir.
*Yatmadan önce ağızda çiğnenen bir demet maydanoz rahat uyumayı sağlar. Bulantılarda ve nefes darlığında bir tutam maydanozu iyice çiğneyerek yutmak kişiyi rahatlatır.
*Anne sütünü azaltır. Emzikli kadınların süt kanalı tıkanmalarında maydanoz lapası uygulanır. Yara, kesik ve morartıları iyileştirir. Kulak ve diş ağrısına iyi gelir.
*Afrodizyaktır
*Sivilceli,lekeli,pürüzlü ve kırışık ciltlerde parlaklılık ve pürüzsüzlük verir.
2 bardak kaynatılmış suda, 1 demet yıkanmış maydanoz sapları ile beraber üstü kapalı olarak kısık ateşte 5 dk. Kaynatılır.20 dk. Demlenmeye bırakılır süzülür.Böylece etkili cilt losyonu ve lapası elde edilir.Temiz cilde lapası sürülüp 20 dk bekletilir,sonra süzülen maydanoz suyu ile cildi yıkanır.Her gün günde birkaç kez uygulanır.
*Saçları besler,parlatır, dökülmeyi yavaşlatır. Saçlar maydanoz suyu ile yıkanır.
*Arı ve haşarat sokmalarında sokulan yere sürülürse ağrıyı giderir
KULLANILIŞI
Birkaç taze yaprak, bir litre suda kaynatılarak günde iki fincan içilir. Kuru yapraklardan elde edilen toz, günde iki tutam içilebilir. Kompres ve gözler için losyon ve şampuanı yapılır.
Astım, menopoz, ağrılı adet görme ve öksürük için yukarıdaki kaynamaya birkaç kök ve yarım avuç tohum atılarak el ayak banyoları yapılır.
Lapası kıyılmış yapraklardan yapılır.
*Şeker hastalığında: 3 demet maydanoz ezilir, 6 bardak suya konulur, üstü kapatılır, 30 dakika demlemeye bırakılır, sonra süzülür, üzerine 1,5 su bardağı taze sıkılmış limon suyu ilave edilir. Her gün sabahları aç karnına 1 bardak içilir. .
*UYARI:Maydanoz suyu 60 gr’dan fazla ve tek başına içilmemeli. Havuç-elma suyuyla içilebilir. Böbrek iltihabı olanlar yememelidir.
————————————————————————————–

Pancar:
(Mangold / Zuckerrübe / Betterave / Beet / Beta vulgaris) Dogu Akdeniz sâhillerinde yabânî olarak yetisen, ince köklü, bir veya iki yillik otsu bir bitki. Yapraklari etli, alt kisimlarda sapli ve büyük, üst kisimlarda ise sapsizdir.
Bu bitkiden elde edilmis olan kültür sekilleri sunlardir:
Sekerpancari (Beta vulgaris var altissima): Kökleri büyük, etli bir yumrudur. % 12-20 oraninda sakkaroz tasir. Memleketimizde kültürü yapilarak, seker eldesinde kullanilir. (Bkz. Seker)
Kirmizi Pancar (Beta vulgaris var. esculenta): Kökleri yuvarlak bir yumru seklindedir. Antosiyan bakimindan zengindir. Sebze olarak kullanilir.
Pazi (Beta vulgaris var. Cicla): Yapraklari büyük olan bir sebze bitkisidir. Ayni ispanak gibidir. Sindirimi kolay ve bol vitaminli oldugundan besleyicidir.
Yem Pancari (Beta vulgaris var. rapa): Kirmizi pancara benzer. Besin degeri azdir. Daha çok hayvan yemi olarak kullanilir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Anadolu ve Trakya’da.
Kulanildigi yerler: Halk hekimliginde kirmizi pancar kullanilir. Karacigerin düzenli çalismasini saglar. Kansizligi giderir. Seker hastaligi ve vereme karsi korur. Mide ve barsaklari kuvvetlendirir. Sinirleri yatistirir.
————————————————————————————-
Patlıcan
(Aubergine / Aubergine / Aubergine / Eggplant / Solanum melongena) Sebze olarak yenilen, mor renkli, uzunca silindirik veya yuvarlak bir yaz sebzesidir. Vatani tropik Hindistan’dir. Sicak memleketlerde yetistirilir. Orta ve kuzey Avrupa’da çok az taninmis olmasina ragmen, memleketimizde yazin çok yaygin yenen bir sebzedir. Patlicanin uzunca olanlarina daha çok kemer patlicani, yuvarlak olanina tophâne veya bostan patlicani adi verilir. Patlicanin az çekirdekli veya çekirdeksiz ve eti yumusak olani makbuldür. Çesitli yemekler ve tursusu yapilir. Özellikle zeytinyagli yapilarak yenmesi tevsiye edilmektedir.
Kullanildigi yerler: Kansizligi giderir. Karaciger ve pankreasin düzenli çalismasini saglar. Kilo vermeye yardimci olur. Böbrek yanmalari ve agrilarini keser. Sinirleri yatistirir. Kalp çarpintilarini giderir. Cilt hastaliklari, seker, mide, barsak ve karaciger hastaliklari asiri derecede olanlar yememelidir.
————————————————————————————
(Porree / Poireau / Leek / Allium porrum) Kök ve gövdesi toprak altinda bulunan, sarmisaga benzeyen bir kis sebzesidir. Yapraklari serit seklinde ve uzun olup, toprak üstünde gelisir. Çiçekler bir sapin tepesinde bulunur. Bitkinin sebze olarak kullanilan kismi, gövdesi ve boru seklindeki yapraklaridir. Pirasanin bilinen ve kullanilan birkaç çesidi vardir. Yöreye göre de isim alirlar. En iyi pirasa olarak uzun ve beyaz yaprakli olan kamis pirasasi, Istanbul’da Kartal pirasasi adiyla bilinir. Bursa havalisinde de Inegöl pirasasi olarak taninir. Her yerde yaygin olarak yetisen kara pirasanin boyu daha kisa ve yapraklari yesildir.
Kullanildigi yerler: Sebze olarak yemegi yapilir. Besin degeri sogana göre azdir. Surubu gögsü yumusatir, öksürügü keser. Mide rahatsizliklarini iyi gelir. Üremi ve idrar tutuklugunda faydalidir. Sinirleri kuvvetlendirir. Kabizligi giderir. Pirasa suyu, yüzdek isivilce ve lekelere faydalidir. Ari sokmasinda da kullanilir.
————————————————————————————–
(Zwiebel / Olignon / Onion / Basaliye / Allium cepa) Haziran-agustos aylari arasinda yesilimsi veya pembemsi renkli çiçekler açan, 30-100 cm boylarinda, çok yillik otsu ve soganli bir bitki. Yapraklar boru seklinde, içi bos, mavimsi-yesil renklidir. Çiçekler küre seklindeki baslarda semsiye durumunda toplanmislardir. Tohumlari siyah renkli, köseli ve küçüktür. Sogan çok eskiden beri bilinen kültür bitkilerinden biridir. Sümerler döneminden beri yetistirildigi ve kullanildigi, târihî belgelerden anlasilmaktadir. Sogan, degisik sekilli, üzeri zarimsi bir kabukla kapli, yakici lezzetli ve özel kokuludur. Kültür çesitlerine göre sekil ve büyüklükleri degismektedir. Türkiye’de sogan üretimi yapilan bölgelerin basinda Karacabey ve havâlisi gelmektedir. Bu bölgede zirâati yapilan sogan çesitleri Kantartopu, Imrali veYalova 12’dir. Kantartopu yuvarlak, hafifçe basik, kirmizi kabuklu ve depolamaya dayaniklidir. Imrali ise uzunca oval, kirmizi-kahverengi kabuklu, lezzetli ve bu bölgede tutulan bir çesittir. Yalova 12, sari sogan olarak da adlandirilir ve kantartopu çesidinden seleksiyon yoluyla elde edilmis beyaz etli, göbekli bir çesittir.
Kullanildigi yerler: Sogan çok eski çaglardan beri yemeklere çesni veren bir sebzedir. Yesil yapraklari ve kuru yumrulari kullanilir. Soganin içinde C vitamini bulunur ve besleyici ve istah açici bir besindir. Içinde bulunan kükürtlü bir madde sogana acilik verir, gözleri yakar ve yasartir. Sogan, mikroplara karsi koyma gücünü arttirdigindan, bir memlekete gelenin önce biraz çig sogan yemesi sihhati için iyidir. Sogandan sonra kereviz veya sedefotu yenirse, fena kokusu gider. Sogan, birçok faydayi bereberinde getiren bir bitkidir. Idrar söktürür. Idrar tutuklugu ve damar sertliginde faydalidir. Böbreklerdeki kum ve taslarin düsürülmesine yardimci olur. Zihin yorgunlugunu giderir. Iktidarsizlikta faydalidir. Afrodizyak (Cinsel gücü artirici) özelligi vardir. Öksürük söktürür, bronslari temizler. Akciger hastaliklari, astim nöbeti, grip ve soguk alginliginda faydalidir.
———————————————————————————-
(Rettich / Radieschen / Radis / Radish / Hilb / Raphanus / Raphanus sativus) Sari çiçekli, kültürü yapilan bir yillik bitkiler. Birçok çesitleri kökü veya tohumu için yetistirilir. Salata olarak yenen bir sebzedir.ÊBitkinin yenen kismi da etli olan kazik kökleridir.
Kullanildigi yerler: Tohumlari % 35-50 yag tasir. Uyarici, istah açici, safra söktürücü ve mikroplarin üremesini önleyici özelliklere sâhiptir. Eski târihlerde salgin hastaliklara karsi önleyici olarak turp verildigi bilinmektedir. Kazik kökleri sebze olarak yenir.
Memleketimizde birçok turp çesidi yetistirilmektedir.
Karaturp (Raphanus sativus var. niger): Kökleri yumruk büyüklügünde, üzeri siyahimsi kabuklu, içi beyaz renklidir. Hardal esansi ve C vitamini ihtivâ eder. Kökleri salata olarak yenir. Istah açici, idrar ve safra söktürücü etkileri vardir.
Kirmiziturp (Raphanus sativus var. radicula): Bu çesidin kökleri ceviz büyüklügünde üzeri parlak kirmizi renklidir. Hardal esansi, C vitamini tasir. Salata olarak yenir. Kuvvet verici, istah açici ve balgam söktürücüdür.
Yabanîturp (Raphanus raphanistrum): 20-50 cm boylarinda, sari çiçekli, Anadolu’da yabânî olarak yetisen, tüylü ve otsu bir bitkidir. Kökü ve yapraklari hardal esansi tasir. Istah açicidir.
—————————————————————————————-
(Topinambur / Erdschocke / Topinambour / Hélianthe tubéreux / Jerusalem artichoke / Canada potato) Toprak altinda patates gibi yumrulari olan bir sebze bitkisi. Vatani Kuzey Amerika olmakla berâber Avrupa ve Türkiye’de sebze olarak yetistirilir.
Kullanildigi yerler: Besin maddesi olarak inulin ihtivâ eder. Besin degeri patatese yakindir. Karbonhidrat miktarinin düsük olmasi sebebiyle seker hastalarinin kullanabilecegi iyi bir besin kaynagidir. Süt arttirici ve safra söktürücü etkisi de vardir. Haslanarak sebze olarak yenir. Bol idrar söktürür. Kabizligi giderir. Anne sütünü artirir.
MEYVALERIN YARARLARI

Ahududu:
(Himbeere / Framboise Common / Rasberry bush) Agaç çilegi ve sultan bögürtleni olarak taninir. Haziran-temmuz aylari arasinda beyazimtrak renkli çiçekler açan, 30-150 cm boyunda, çok senelik, dikenli, çali görünüsünde bir bitkidir. Daglik mintikalarin orman ve korularinda tesadüf edilir. Gövdesi dalli, dikenli ve yatiktir. Yapraklari 3-5 parçali, sivri uçlu, yaprak sapi kivrik dikenlidir. Çiçekler ekseriya dallarin ucunda 5-10 çiçekli salkim halindedirler. Meyvesi etli ve birçok eriksi tipli meyvelerin biraraya gelmesi ile meydana gelmis, küre biçiminde, kirmizi renkli ve güzel kokuludur. Meyveleri temmuz ve agustos aylarinda olgunlasir. Çogu çesitleri bahçelerde yetistirilir. Umumiyetle sonbaharda 1-1,5 m aralik birakilmak suretiyle dikilir. Ahudutlari her 6-7 senede bir yenilenmelidir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Ege, Marmara, Karadeniz bölgeleri.
Kullanildigi yerler: Kullanilan kismi, meyve, çiçek ve yapraklaridir. Meyveler tamamen olgunlastiklari zaman toplanir. Yapraklarinda tanen, meyvelerinde ise organik asitler (malik asit, sitrik asit vs.) seker, pektin, uçucu ve sabit yaglar bulunmaktadir. Yapraklari bogaz hastaliklarinda gargara için kullanilir. Çiçeklerinden romatizma ve nikris (gut) hastaliklarinda faydalanilir. Taze olarak, seker ve böbrek hastaliklarinda perhiz yiyecegi olarak istifade edilir. Halk arasinda ishal ve atesli hastaliklara karsi tavsiye edilir.
————————————————————————————–
ANANAS
İçerdiği vitamin ve faydalı maddelerden dolayı tüketimi giderek artan ananasın son yapılan araştırmalarda doğal yapısında bulunan bromelain enziminin CCS molekülünü içerdiği ve bunun da kansere karşı insan vücudunun bağışıklık sistemini harekete geçirdiği kanıtlandı. Bromelain, vücuttaki proteinleri ayrıştıran ve sindiren bir enzim olduğundan hazmı kolaylaştırır, mide asidini düzenler. Kemik ve eklemlerdeki kireçlenmeyi önler. Alerjilere karşı korunma sağlar. Ananasın içindeki enzimlerin yağ yakma özelliğinin olması kozmetik sektörünün de bu meyveye olan ilgisini giderek arttırıyor. İdrar söktürücü etkisi nedeniyle vücuttaki toksinlerin atımına yardımcı olduğundan selülit tedavisinde de kullanılıyor.
———————————————————————————-

Greyfurt:
(Vatani Çin ve Hindistan olan, fakat bugün birçok çesit ve kültür formlariyla bütün subtropikal memleketlerde yetistirilen, yaprak dökmeyen, uçucu yag tasiyan küçük agaçlar. Yapraklari derimsidir.Çiçekler, beyazimsi renkli, meyveleri büyük, toparlak yassi, açik sari renkli, ince kabuklu, bol usârelidir.Meyvelerinin çekirdekli ve çekirdeksiz cinsleri bulunur. Meyve dilimlerinin kabuklari soyulunca acilik kalmaz, rahatlikla yenebilir.Kizmemesi veya altintop gibi isimlerle de taninir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Güney, Güneybati, Kuzeydogu Anadolu’da yetistirilir.
Kullanildigi yerler: C vitamini bakimindan zengindir. Meyve kabuklarindan marmelat yapilir. Karacigerin normal çalismasini saglar. Hazmi kolaylastirir. Vücudda biriken suyu ve zehirli atiklari atar. Kani temizler. Bedeni ve zihni yorgunluklari giderir. Akciger ve gögüs hastaliklarinda faydalidir.
——————————————————————————-

Hindistancevizi:
Kullanildigi yerler: Idrar söktürür. Böbreklerdeki kum ve taslarin düsürülmesine yardimci olur. Mide agrilarini giderir.
———————————————————————————–
Hurma
(Dattelpalme / Dattier / Date palm / Phoneix dactyfera / Datte) Insanoglunun yetistirdigi en eski bitki çesitlerinden biridir. Bâbil’in en eski yerlileri Sümerler hurmayi en azindan 5000 sene önce ilk defâ yetistirmislerdir. Kuzey Afrika ve Orta Dogu bölgelerinin ekonomisinde çok eskiden beri büyük bir rol oynar. Amerika’ya Ispanyollar tarafindan 19. yüzyilin baslarinda getirilmis ve Meksika civârinda yetistirilmistir. Ilk defâ Basra Körfezinde yetistirildigi tahmin edilen hurma bitkisi yaklasik 18-24 m boyundadir. Yapraklarinin bir kismi yere dogru sarkar ve bir kismi da yukari dogrudur. Yapraklarinin uzunluklari 6 m civârindadir. Gövdeleri diktir. Tabanindan birçok sürgün verir. Yelpâze olan yapraklarinin büyükleri tepede toplanmistir. Çiçekleri ekseriyâ tek cinslidir. Basak tipindeki çiçekleri “spata” adi verilen büyük yapraklarla çevrelenmistir. Gövdesinde yapraklar genellikle toplu olarak bulunur. Küçük sari çiçekleri toplu hâlde açarlar. Farkli cinsiyetli çiçekler ayri agaçlarda yetisir. Disi çiçekler zamanla tek tohumlu meyvelere dönüsürler. Meyveleri sarimsi kahve renkli, dis kabuk sarimsidir. Orta kisim etli ve seker bakimindan zengindir. Tohum silindirik, sert ve bir yüzü boyuncaderin olukludur.
Türkiye’de yetistigi yerler: Memleketimizde Phoenix dectylifera türü örnekleri azdir. Buna karsilik Phoenix canariensis daha çok yetistirilmektedir. Gövde tabaninda sürgünler vermesi ve tohumlarin daha kisa ve siskin olusu ile ayirt edilir. Bati ve Güney Anadolu ve Akdeniz bölgesinde yetistirilmektedir. Memleketimizde yetisenlerin hurma meyvelerinin gidâ bakimindan önemi yoktur, daha çok gölge verici olarak kullanilir.
Kullanildigi yerler: Hurmanin meyvesi tatli ve besleyicidir. Yaklasik % 20 nem ihtivâ eden tâze hurmalarda % 60-65 seker ve % 2 protein vardir. Kurumus hurmalarda seker orani % 75-85 civârindadir. Bir diger hurma çesidi olan Phoemx sylvestris’ten hurma sekeri elde edilir. Ayrica, bedeni ve zihni gelismeyi saglar. Kansere karsi koruyucu oldugu bilinir. Bogaz agrisini keser. Bronsit, öksürük ve soguk alginligi sikayetlerini giderir.
————————————————————————————-
Igde
(Ölweide / Olivier / Sauvage / Oleaster / Elaeagnus /) Kisin yapraklarini döken veya dâimâ yesil kalan, çali veya agaç hâlinde olan, çok dallanmis, dikenli veya dikensiz odunsu bitkilerin meyvesine denir. Agacinin, sürgünleri çogunlukla dikenlidir. Tomurcuklari küçük, kisa saplidir. Yapraklar dar, serit hâlinde ve tam kenarlidir. Yapraklar ve sürgünler gümüsî renkli tüylerle örtülmüstür. Haziranda açan çiçekler kisa salkimlar halinde sürgünlerin asagi kisminda kümeler hâlinde yer alir. Çiçeklerin dis tarafi gümüsî beyaz, iç tarafi sari renkte olup, çok hos kokuludur. Igdenin vatani Akdeniz bölgesidir. Kus igdesi adi verilen Eleognus angustifolia, Anadolu’nun hemen hemen her tarafinda yetisir. Bag ve bahçe kenarlarinda çit bitkisi olarak da kullanilir. 7-8 m boylanabilir ve baygin kokuludur. Bu türün meyvesi makbul olmayip, kültüre alinmis olan çesidine, E. angustifolia varyete orientalis denir.
Kullanildigi yerler: Anadolu’da bag ve bahçelerde tatli meyvelerinden dolayi meyve agaci olarak yetistirilmektedir. Meyveleri zeytin meyvesi büyüklügünde ve sarimsi-kahve renginde olup yenilebilir. Bagirsak bozukluklarini ve agiz pasini gidermek için kullanilir.
——————————————————————————
Ficus carica türünün kurutulmuş meyvalarıdır. Bu tür genellikle 10m kadar yükseklikte bir ağaçtır. Yaprakları saplı, 3-5 loblu ve üzeri pürtüklüdür. Meyva küremsi veya armut biçimindedir. Meyva şekli ve rengine göre birçok kültür formları ayrılmaktadır. Türkiye’de çok tanınmış olanlar şunlardır.
Lop inciri, Sultan inciri: Meyvası soluk sarı renkli olup kurutmaya elverişlidir.Kavak inciri, Patlıcan inciri: Meyvası morumsu siyah renkli olup, taze halde meyve olarak kullanılır.
-100gr. kuru incirin besin değeri içeriği: Enerji 908 kg/ 217kcal, Protein 4 gr, Şeker 55.3gr, Yağ 1.2 gr,Diyet lifi 6.7 gr, Kalsiyum 138gr, Demir 4.2mgr , Magnezyum 91.5mgr, Fosfor 163mgr, Vit B1 0.073mgr, Vit B2 0.072mgr, A, B, C vitaminleri taşımaktadır.
-Sütte bulunan kalsiyuma oranla daha fazla kalsiyum içerir. İncir yenilirken, çekirdeklerinin ağızda iyice çiğnendikten sonra yutulması daha faydalıdır.
*Kemik hastalıklarında, gelişim bozukluklarında önerilmektedir.
*Pektik maddelerin kaynağı olmasından dolayı, bağırsaklarda toksik maddelerin atılması, kandaki kolesterol düzeyinin düşürülmesi, şeker hastalıklarında kan şekerinin hızla yükselmesini önler.
Taze incir kabızlığı önler. İncirler akşamdan suya konur, sabahleyin aç karnına yenilir. Kuru incir bağırsakların faaliyetini arttırır.( Meyvalardan elde edilen infusyon veya şurup özellikle çocuklarda tehlikesizce kullanılabilen bir müshildir. İncir şurubu şöyle hazırlanır: 120 gr kuru incir parçalanır, 600 gr su içinde 3 saat tutulur ve hafifçe sıkılarak bezden süzülür. Elde edilen sıvı kısım üzerine 400 gr toz şeker ilâve edilir ve bir taşım kaynatılır). Taze incir basur şikayetlerine faydalıdır. Sıtma hastalığına iyi gelir, mideyi çalıştırır. Kuru incir kuru üzümle karıştırılıp yenirse mide ülserine iyi gelir.
*Mineral madde, özellikle demir içeriğinin fazla olması nedeniyle hamileler ve küçük çocuklarda ortaya çıkan vitamin eksikliğinin neden olduğu hastalıklar ile kansızlığa iyi gelmektedir.
*Vücudu şişmanlatır, kırk gün anasona batırılarak sabahları aç karnına fıstıkla yenilirse dimağı da zindeleştirir.
*Damar tıkanıklıklarını giderir, karaciğeri kuvvetlendirir, dalak şişkinliğine, , nefes darlığına iyi gelir.
*Bronşit, öksürük ve göğüs ağrılarına faydalıdır. Taze incir, sütle birlikte pişirilerek yenilince nezleyi ve boğaz ağrılarını giderir. Balgam söktürücü olarak, bir miktar meyan kökü ve incir kaynatılarak sabah, öğle ,akşam bir çay bardağı içilir. Göğüs hastalıklarında pastırma çemeni ile pişirilip yenilirse iyi gelir. Zehirlenmelerde cevizle yenilir.
*İyi bir sinir yatıştırıcıdır. Vücuda rahatlık verir. Çıbanların olgunlaşmasını sağlar. Lapası yanık ağrılarına iyi gelir. Sütü siğillerin ve nasırların sökülmesini sağlar (Siğillerin üzerine hergün taze sütü sürülür ise siğil zamanla kaybolur).
*Romatizmaya iyi gelir, anason ve sedef çiçeği ile kaynatılarak ılık ılık suyu içilir.
*Bol miktarda yenirse afrodizyak etkilidir.
*Bazı kitaplarda kansere iyi geldiği yazılsa da bu durum tıbben ispatlanamamıştır.
*İncir sütü Doğu Anadolu’ da sütü pıhtılaştırıp çökelek elde etmede kullanılır.
——————————————————————————-

Karpuz:
(Harbuz / Citrullus vulgaris / Watermelon / Pasteque / Wassermelone) Pulpasi sulu ve lezzetli olan ve memleketimizde meyve olarak çok yetistirilen, alaca yesil, sert kabuklu büyük meyveler veren, bir yillik otsu bir bitkidir. Daha çok Akdeniz bölgesi ülkelerinde yetisen bir bitkidir. Anavatani Afrika’dir. Eski Misirlilar zamaninda karpuzun yetistirildigi tesbit edilmistir. Karpuz, mutedil iklimlerden hoslanir, kumlu-killi, derin ve serin topraklari sever. Olgun karpuzlar tin-tin eder, kurumus sapi kolayca kopar, agirlikça hafiftir. Karpuzlar renk, sekil ve yetistigi yere göre isim alirlar:
1. Yeni dünyâ karpuzu: Marmara bölgesinde çok ekilir. Açik yesil renkte ince kabuklu, koyu kirmizi, gevrek, tatli ve etlidir. Çekirdekleri beyaz ve küçüktür.
2. Alacali karpuz: Açik yesil kabuk üzerinde muntazam koyu lekeler vardir. Kabugu gevrektir. Eti pembe kirmizi, çekirdekleri siyahtir.
3. Kara karpuz: Kalin, koyu yesil kabuklu, çok sekerli ve lezzetli, etinin orta kismi buzlu gibi görüldügünden karabuz karpuzu da denir. Çekirdekleri küçük ve kirmizi renklidir. Siyah olanlari da vardir.
4. Gülle karpuzu: Geç yetisen, kislik bir çesittir. Koyu yesil renkte ve gülle seklindedir.
5. Vasinkton karpuzu: Erken yetisen tatli, kabugu ince bir karpuz çesidi.
6. Diyarbakir karpuzu: Alaca yesil, çok kalin kabuklu, yuvarlak ve söbü biçiminde, ortalama 20-30 kg gelebilen iriliktedir. 50-60 kg gelenleri de vardir. Fazla sekerli sayilmaz, eti de posalidir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Hemen hemen her yerde.
Kullanildigi yerler: Tatli, sulu, sifali, ferahlatici bir meyve olan karpuz, vücuttaki toksinleri temizler ve böbrekteki kumlari eriterek sihhat ve zindelik kazandirir. Karpuzun keleklerinden tursu yapilir. Ayrica kemik gelisimine de yardimci olur.
——————————————————————————-
(Zuckermelone / Melon / Muskmelon / Cucumis melo) Ilkbaharda küçük sari çiçekler açan, yillik, sürünücü, otsu bir yaz meyvesidir. Sülükleri dallanmistir. Yapraklari kalp ve böbrek seklinde, 3-5 loblu, büyük ve tüylüdür. Çiçekleri, bir eseyli ve bir evcikli olup yapraklarin koltugundan çikarlar. Meyveleri çesitli sekil ve renklerde (genellikle sari) dir. Çekirdekleri uzun, elipsoidik veya oval sekildedir. Kavunun ana yurdu Orta Asya’dir. Dünyânin tropik ve iliman bölgelerinde kültür olarak zirâati yapilmaktadir. Dünyâca meshur kantalup kavununun esas vatani Van ve Diyarbakir bölgesidir. Ancak 16. yüzyilda Italya’da görülmüs olan bu kavun çesidi Roma yakinindaki Cantalupa’da yetistirildigi için batida “kantalup” kavunu olarak anilmaktadir. Avrupa’da en çok tutulan bir kavundur. Memleketimizde de bir hayli kavun çesidinin zirâati yapilmaktadir. Trakya ve Istanbul bölgesinde yetistirilen “topatan” kavunu, ince ve sari kabuklu olup dayaniksizdir. Bu bölgede yetistirilen “çitli” denilen kavun kisa dayaniklidir. Ege bölgesinde bilhassa Manisa ve havâlisinde “kirkagaç” kavunu zirâati oldukça yaygindir. Dayanikli ve çok leziz olan bu kavunlar ayni zamanda ihraç da edilebilmektedir. Kirkaagaç kavunundan üretilen çesitleri “hasanbey, altinbas, dilimli ve hallaç” gibi mahallî isimler almaktadir. Olgunlasmadan koparilan kavuna “kelek” adi verilmektedir. Daha çok tursu yapiminda faydalanilir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Türkiye’nin hemen hemen her yerinde kültür olarak yetistirilir.
Kullanildigi yerler: Kavun meyve olarak çok yenildigi gibi tohumlari (çekirdekleri) de tibbî olarak kullanilmaktadir. Olgun kavunlarin çekirdekleri kurutulur. Çekirdekler halk tabâbetinde öksürüge karsi (çekirdekleri suda, suyu yariya ininceye kadar kaynatilip içilmesiyle) kullanilir. Ayrica kavun, sinirleri yatistirir, böbreklerdeki kani temizler, taslarin düsürülmesine yardimci olur. Barsaklarda ülser ya da iltihab olanlarla, seker hastalari ve yüksek tansuyonu olanlar yememelidir.
——————————————————————————-
(Aprikosenbaum (m), Fr. Abricotier (m), Ing. Apricot tree) Mensei Çin olarak bilinen, 2-10 m yüksekliginde, dikensi ve tüysüz bir agaç. Yapraklar uzunca ve mizraksi, kenarlari disli, ucu sivri veya küttür. Çiçekler beyaz veya pembe renkli olup, yapraklardan daha önce meydana gelirler. Meyvelerin üzeri tüylü olup, sarimsi-turuncu renkte eriksidir. Zerdali olarak da bilinir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Malatya, Erzincan, Bursa, Amasya, Çorum, Nigde, Kayseri.
Baslica kayisi çesitleri sunlardir: Sekerpare, Turfanda, Imrahor, Sam, Kurukabuk, Çöloglu vs.
Kullanildigi Yerler: Meyveleri, çekirdekleri ve yapraklari kullanilir. Çekirdeklerinden yag elde edilir. Etli meyvesi seker, organik asitler ve C vitamini ihtivâ etmesi bakimindan önemlidir. Çekirdek içinden elde edilen yag badem yagi yerine, yapraklari derelerde baliklari sersemleterek tutmak için kullanilir. Burada yapraklarda bulunan amygdalin maddesinin rolü önemlidir.
————————————————————————————–
KURU ÜZÜM( Vitis vinifera)
Taze üzüm, potasyum karbonatla suya yatırılır ve kurutulur. Zeytinyağı parlatıp sarartır. Potasyumun yerine ayçiçeği sapı, bağ çubuğu ve sakızlık çalısı külü de kullanılabilir.
*Karaciğerin dostudur. Kan yapar. Kekikle yenirse vücudu şişmanlatır.
*Kumları döker, idrarın damla damla gelmesinin tedavisinde iyi gelir. Çekirdekleri alınır karabiber konulup yenir.
*Sert urları eritir. Kuru üzüm, safran, yumurta sarısı, kuş yemi, keten tohumundan merhem yapılıp uygulanır.
*Unutkanlığı giderir, dimağı kuvvetlendirir. Günlük ile yenilir.
*Sarılığı giderir, sirke ile yenir.
*Öksürüğü keser. Anason ile kaynatılır, badem yağı ile içilir.
*Çıbanları patlatır, iyileştirir.İç yağı ile merhem yapılıp uygulanır.
*Üzüm çekirdekleri selülit tedavisinde kullanılır.
———————————————————————————
(Zitronenbaum / Limonier citronnier / Lemon tree / Lemon / Citron) Mart-ekim aylari arasinda beyazimsi-pembe renkli, güzel kokulu çiçekler açan, 3-5 m boylarinda, kisin yapraklarini dökmeyen küçük boylu agaçlar. Vatani Çin olup, Akdeniz bölgesinde genis çapta yetistirilir. Onuncu asirda Araplar tarafindan Avrupa’ya getirilmistir. Yapraklari oval, tüysüz, parlak yesil renklidir. Çiçeklerin taç ve çanak yapraklari beser parçalidir. Meyveleri oval sekilli, açik sari renkli, üzeri parlak ve kabarcikli, özel salgi cepleri olup, asitli bir özsuyu vardir. Tohumlari oval sekilli, sarimsi renkli ve aci lezzetlidir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Akdeniz bölgesi ve Dogu Karadeniz.
Kullanildigi yerler: Limonun meyve kabugu, limon esansi ve usaresi kullanilir. Limon kabugunda uçucu yag, hesperidin aci madde ve tanenli maddeler vardir. Kabugun içindeki beyaz kisma albeda adi verilir. Bundan petkin elde edilir. Istah açici ve sindirim kolaylastirici olarak kullanilir. Tâze meyve kabuklarini sikmak sûretiyle limon esansi elde edilir. 1500-3000 limondan 1 kg kadar esans elde edilir. Yesil olanlar sari ve olgun olanlarindan daha fazla esans verir. Bilesiminde uçucu yag vardir. Limonata yapiminda, besin endüstrisinde, pasta ve sekercilikte, parfümeri ve sabun yapiminda koku ve lezzet vermek üzere bazi preparatlarin bilesimine girer. Limonun pulpa kismi (iç kismi) sekerler, vitamin C ve sitrik asitler ihtivâ etmektedir. Limon suyu, atesi ve tansiyonu düsürür. Kani temizler. Susuzlugu giderir. Damar sertligi ve romatizmada faydalidir. Cildi güzellestirir. Disleri beyazlatir ve disetlerini kuvvetlendirir. Bogaz ve bademcik iltihaplarini giderir. Bas ve vücut agrilarini keser.
——————————————————————————-
(Mandarin / Tangerine / Mandarine) Partakaldan daha küçük, toparlak veya yassi, sari-turuncu renkli, usaresi tatli, hos kokulu bir meyvedir. Mandalina kabuklari portakaldan ince olup, daha kolay soyulabilir, fakat az dayanir. Memleketimizde Alanya-Antalya-Mersin-Iskenderun (Dörtyol) ve Rize bölgesinde yetistirilir. Fakat, Bodrum ve Mersin mandalinasi meshurdur.
Türkiye’de yetistigi yerler: Akdeniz bölgesi, Dogu Karadeniz bölgesi.
Kullanildigi yerler: Meyveleri seker, organik asitler ve C vitamini ihtivâ eder. Kani temizler, sinirleri yatistirir, damarsertligi grip ve felçte faydalidir.
————————————————————————————-

Musmula
(Nispel / Nèfle / Medlar / Besbiyik / Döngel / Izgil / Mespilus / Germanica) 2-3 m yüksekliginde bodur boylu dikenli agaççiklar. Yalniz yetistirilenleri dikensizdir ve boylari alti metreye kadar yükselebilir. Kisin yapraklarini döker. Yapraklar basit, alt yüzü tüylü, tam veya disli kenarlidir. Çiçekler erdisidir, bes parçali ve beyazdir. Yabanci döllenmeye ihtiyaç göstermez. Meyveleri yuvarlak veya oval sekillerde esmer renkli olup, dip tarafinda bes çanak yapragi tasir. Meyveleri genellikle bes çekirdekli, agaçtan koparildiginda sert ve buruk lezzetlidir. Toplanan meyveler bir süre bekletildikten sonra yumusar ve yenecek olgunluga erisir. Döngel ve besbiyik isimleriyle de bilinir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Kuzey Anadolu ve Marmara bölgesinde yetisir.
Kullanildigi yerler: Meyvenin bilesimi sekerler, organik asitler ve tanen ihtivâ eder. Barsak hastaliklarinda iyi bir kabiz düzenleyicidir. Musmula çekirdegi idrar arttiricidir. Böbrek ve mesane taslarinin düsürülmesinde kullanilir.
———————————————————————————
(Banane / Banane / Banana / Musa / Bananier) Tropik ve subtropik bölgelerde yetisen veya yetistirilen, agaca benzeyen, 2-3 m boyunda, mor çiçekler açan, meyveleri lezzetli ve nisastaca zengin olan otsu bitkiler. Bitkinin yalanci gövdeleri, yapraklar kâidelerinden meydana gelmistir. Gençken kapali ve kivrik olan yapraklar açilinca uzarlar ve yirtilirlar. Çiçek durumlari büyüktür. Taban kisminda disi çiçekler, daha üstte erdisi çiçekler, tepede erkek çiçekler bulunur. Ancak tabandaki çiçekler meyve verir. Muz meyveleri çekirdeksiz üzümde oldugu gibi disi çiçeklerden döllenmeksizin meydana gelir. Meyveleri “hevenk” adini alan büyük salkimlar halindedir. Agaçlarda bir hevenk üzerinde 50-100 kadar meyve bulunabilir. Muzlar olgunlasmadan koparilir. Böylece bir müddet saklanabilmesi mümkün olur. Muz agaçlari, tropikal bölgelerde serin ve rutubetli olan gölgeli yerleri severler. Muzun tropik bölgelerde yetistirilen çesitli türleri vardir. Bunlardan Musa paradisiaca ve Musa textilis en meshurlarindandir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Akdeniz bölgesi(Bilhassa Anamur, Alanya).
Kullanildigi yerler: Nisasta bakimindan zengin olan meyveleri olgunlastiktan (sarardiktan) sonra çig olarak yenir. Musa paradisiaca türünün meyveleri nisastaca çok zengindir. Çig olarak yenmeyen meyveleri, un imâlinde kullanilir. Muz ayrica, Kemik gelisimini saglar, sinir zafiyeti ve yorgunlugu giderir. Böbrek ve mafsal iltihabinda, barsak hastaliklarinda faydalidir. Müzmin kabizlik çekenler fazla yememelidir.
————————————————————————————-
(Granatapfelbaum / Granadier / Pomegranate / Rümman / Punica granatum / Pommegranate / Grenadier) Haziran-temmuz aylarinda kirmizi renkli çiçekler açan, iki ile bes metre boylarinda agaççiklar. Gövdeleri gayri muntazamdir. Yapraklar karsilikli, kisa sapli ve kirmizi kenarlidir. Çiçekler kismen sapsiz, tek tek ve birkaçi birarada bulunur. Çanak yapraklari kirmizi renkli, dökülmeyen ve etlidir. Meyveleri küre seklinde ve portakal büyüklügünde, önceleri yesil, olgunlukta kirmizimsi renkte, derimsi kabuklu, çok tohumlu ve etlidir. Meyvenin yenen kismi, tohumlarinin etli ve bol usâreli olan kabugudur.
Türkiye’de yetistigi yerler: Bati ve Güneydogu Anadolu.
Kullanildigi yerler: Bitkinin tohumlari meyve olarak yenildigi gibi, gövde-kök ve dal kabuklari ile meyve kabugu da tibbî olarak kullanilir. Kök ve gövde kabugu tanen, nisasta ve alkaloitler (pelletierin) tasir. Nar meyvesi kabugu tanen, triterpenler ve az alkaloitler ihtivâ eder. Nar agaci kabugu çok eskiden beri bilhassa barsak seritlerine (tenyalara) karsi kullanilir. Yalniz zehirlenmelere yol açabileceginden dikkatli olunmalidir. Nar meyvesi kabugu, ishale karsi (% 15’lik) çay hâlinde kullanilabilir. Ayrica yün iplikler, sarimsi renklere boyanabilir. Hadîs-i serîfte nar meyvesi medhedilmistir: “Her narda bir damla cennet suyu vardir.” ve; “Nari içindeki zari ile beraber yiyiniz, çünkü mîdeyi temizler.” buyrulmaktadir. Nar, çarpintiya iyidir. Mîdeyi kuvvetlendirir. Et kismi ile sikilip içilirse, safra söker, pekligi giderir.
——————————————————————————————
(Apfelsine / Orange / Apfelsinenbaum / Orangenbaum / Orangem) Turunçgillerden bir meyve. Akdeniz çevresinde ve sicaklik ortalamasi 23° ilâ -3°C arasinda olan yerlerde yetisen agaçlardir. Bu agaçlarin meyveleri portakal adini alir. Portakal meyveleri tam yuvarlak veya yumurta seklindedir. Kabuklari sarimsi turuncu renkte, hos kokulu ve suyu mayhos tatlidir. Portakal agaci genellikle 2-3 m boyundadir. Verdigi meyve de 500-600 civârindadir. Yapraklari sert ve düz kenarlidir. Kökleri derine iner. Portakal çiçekleri beyaz, bes çanak ve taç yaprakli olup hos kokuludur. Meyvelerin kabugunun hemen altinda beyazimsi ve acimsi lezzette albedo kismi bulunur. Meyveleri sarimsi-kirmizi renkli çok gözlü ve gözleri etli tüylerle doludur. Meyve kabugu derimsi olup çok sayida salgi cepleri tasirlar.
Portakalin çekirdekli ve çekirdeksiz çesitleri vardir. Çekirdeksiz cins olan Finike, Mersin ve Hatay’da yetisen “yafa portakali” kalin kabuklu ve uzunca meyvelidir. Kabuklarindan reçel yapilir. Dörtyol portakali ise çekirdeklidir. Ince kabuklu ve suludur. Washington meshur olup çekirdeksizdir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Güney Anadolu ve Dogu Karadeniz (Rize çevresi).
Kullanildigi yerler: Kabuklarindan portakal esansi elde edilir. Bundan dolayi kabuk, çiçek ve yapraklarindan parfümeride koku ve lezzet vermekte kullanilan uçucu yaglar elde edilir. Organik asitler, sekerler ve C vitamini yönünden zengindir. Ayrica ilâçlarin terkibine de girerler. Portakal çiçeklerinin kaynatilmasindan elde edilen su, spazm giderir. Portakal kabuklarindan yapilan surup ise mide hastaliklarinda kullanilir. Sogukalginligi, grip ve nezlede faydalidir. Atesi düsürür. Seker hastalarina faydalidir. Cildi güzellestirir.
———————————————————————————–
(Sauerkirschbaum / Griottier / Morello cherry / Eksi kiraz / Prunus cerasus / Sour cherriy) Nisan-Mayis aylari arasinda beyaz renkli çiçekler açan, 2-10 m yüksekliginde agaçlar. Gövdeleri koyu gri renkli ve dallar asagi dogru sarkiktir. Yapraklar kisa sapli, tüysüz, parlak yesil, kenarlari disli, ucu sivridir. Çiçekler yapraklardan önce açar ve kisa sürgünlerin ucunda, semsiyemsi çiçek durumlari teskil ederler. Çiçek saplari uzun, çiçek tablasi çanak seklindedir. Meyve olgunlukta tek tohum ihtivâ eden, küre seklinde koyu kirmizi renkli, eksi lezzetli bir drupa tipidir. Vatani Anadolu ve Balkanlardir.
Kullanildigi yerler: Meyvelerinde sekerler, elma ve limon asidi, vitamin A ve C, meyve saplari ve gövde kabugunda tanen ve potasyum tuzlari vardir. Visne agaci kabuklari kabiz edici ve ates düsürücü etkiye sâhiptir. Meyve saplari ise idrar söktürücü olarak kullanilir. Meyveleri tâze olarak yenebildigi gibi, serbet, surup ve reçel imâlinde de kullanilir.
————————————————————————————
(Kocayemis / Fragaria / Strawberry / Fraisier / Erdbeere / Fraise) Gülgillerden, saplari sürünge, çiçekleri beyaz bir bitkidir. Yemisi (Çilek) ilk zamanlar pembe olup, gelistikçe koyu bir renk ve güzel kokulu bir hal alir.
Türkiye’de yetistigi bölgeler: Ege, Marmara, Karadeniz bölgesi.
Kullanildigi yerler: Vücudu kuvvetlendirir. Hasta olmayi önler. Idrar söktürür. Böbrek ve mesane hastaliklariin iyilesmesine yardimci olur. Mide ve barsak tembelligini giderir. Sinirleri kuvvetlendirir. Hasta olmayi önler. Barsak kurtlarini döker. Atesi düsürür. Cilde tazelik ve güzellik verir. Distaslarini eritir. Midesi zayif olanlar suyunu içmelidir. Bazi kimselerde allerji yapabilir.
———————————————————————————–
(Trauben / Raisin / Grapes / Ineb ) Asmanin meyvelerine verilen isim. Üzümler genellikle asmada yetistirilir. Hemen hemen her toprakta yetisir. Fakat bakimi zordur. Aksi halde külleme vs. gibi hastaliklar olur. Verim ve kalite düser. Üzümün sekli, rengi ve büyüklügü çesitlerine göre degisir. Çekirdekli veya çekirdeksiz cinsleri vardir. Olgun üzüm meyveleri yesil, sari veya mor renklerde olabilir. Memleketimizde üzüm çesitlerinin basinda razaki, çavus, kürt, müsküle, misket, keçi memesi, çekirdeksiz, yapincak gelir. Bilhassa Trakya, Marmara ve Ege bölgeleri üzüm yetistiriciligi bakimindan oldukça önemlidir. Güneydogu Anadolu (G. Antep) bölgesinde de üzüm yetistiriciligi çok ileridir. Dogu Anadolu bölgesinde (Elazig, Erzincan, Igdir) iyi cins üzümler yetistirilmektedir.Çam Kabugu ve üzüm Çekirdegi Ekstresi
Kullanildigi yerler: Üzüm iyi bir gida maddesidir. Üzüm, sekerler, organik asitler, B ve C vitaminleri, tanen tasir. Tipta idrar arttirici, sindirim kolaylastirici, müshil ve kuvvet verici olarak kullanilir. Hamilelerin bulantilarini önler. Kabizligi giderir. Kalbi kuvvetlendirir. Kanı temizler. Sismanlikta faydalidir. Cildi güzellestirir. Mide ülseri, gastrit, karaciger, dalak hastaliklari, romatizma ve mafsal iltihaplarinda faydalidir. Tâze üzümün sikilmasiyla elde edilen usareye sira denir. Kuvvet verici ve gidâ olarak kullanilir. Siranin isitilarak koyulastirilmasiyla pekmez, bunun da yogunlastirilmasiyla bulama elde edilir.
—————————————————————————————
(Pfirsichbaum / Pêecher / Peach tree / Prunus persica / Peach) 3-5 m boylarinda bir meyve agaci. Bitki, meyveleri için yetistirilir. Meyveler 5-10 cm çaplarinda, yuvarlak tatli sulu ve hos kokuludur. Vatani Çin’dir. Iran’a, sonra da Anadolu’ya geçmistir. Avrupa’ya da Anadolu’dan yayilmistir.
Akdeniz bölgesinde yetistirilen çesitleri: Flardasun, early amber, sâhil seridinin dis kisminda springtime.
Ege ve Güney Dogu Anadolu bölgesinde yetistirilen çesitler: Precocissima, sâhil seridinde springtime, early red, dixierd, candinal, starking delicious, redhaven (R-1), redglobe, J.H. Hale Rio-oso-gen, Monroe, triogen, laring, glohaven, cresthaven,
Marmara Bölgesi ve Tokat, Samsun ve Amasya bölgesinde yetistirilen çesitler: Dixierd, redhaven (R-1), redglobe, laring, glohaven, cresthaven, blaka J.H. Hale Rio-oso-gen, monroe.
Kullanildigi yerler: Çiçekleri kabizligi giderir ve barsak solucanlarini düsürür. Meyvesi hazmi kolaylastirir. Idrar yollarini temizler. Bol mimktarda idrar söktürür. Basur memelerinden dogan sikayetleri giderir. Safra kesesi ve böbrekler için faydalidir


























