10 Ara_Aralık_kısaltma 2007 için arşiv

10
Ara_Aralık_kısaltma
07

Zootekni

Zootekni, hayvan türlerine göre en ucuz, en kolay, en bol üretim tekniğinin nasıl gerçekleştirileceği, değerlendirileceği ve devam ettirileceğidir. Terim çoğunlukla zooteknik olarak yanlış ifade edilir. Veteriner Fakültelerinde bu anabilim dalında Zootekni I (Genel Zootekni, koyun yetiştiriciliği, sığır yetiştiriciliği), Zootekni II (atçılık ve kananatlı hayvan yetiştiriciliği), laboratuvar hayvanları yetiştiriciliği, hayvan davranışları, hayvan psikolojisi, arıcılık, kürk hayvanları yetiştiriciliği, kedi-köpek yetiştiriciliği, hayvan ıslahı, biyoistatistik, genetik gibi dersler verilmektedir. Dersler 5 yıla dağılmıştır.

Zootekni, genel ve özel zootekni olmak üzere ikiye ayrılır.

 

Genel zootekni

Evciltme, evciltmenin etkileri, türler, ırklar, karakterler, verimler, eşgal bilgisi, yetiştirme metodları, çevre ve hayvan ilişkileri gibi konuları inceler.

 

Özel zootekni

Genel zootekni bilgileri ışığında, çeşitli evcil türlerin ve bunlara ait ırkların morfolojik ve fizyolojik özellikleri, çoğaltılması, bakım ve beslenmesi, yetiştirilmesi ve ıslahı konularını inceler.

10
Ara_Aralık_kısaltma
07

Şehir planlama

Meslek Disiplinin Tanımı

Şehir planlama mesleğinin konusu en genel anlamda, ülke düzeyinden yerel ölçeğe kadar her türlü yerleşmede fiziksel/mekansal gelişmelerin bir plan/düzen çerçevesinde biçimlenmesine katkıda bulunmaktır. Şehir plancısı, planlı gelişmenin sağlanması için, yerleşmelerin değişiminde etkili olabilecek mekansal, sosyal, demografik, ekonomik ve teknik verilerle estetik, kültürel (tarihi-arkeolojik), doğal/ekolojik etmenleri birlikte değerlendirerek geleceğe yönelik amaç ve hedefleri koyan, uygulama araçlarını ve süreçlerini tanımlayan, karar vericilere alternatif öneriler oluşturan ve bunların uygulanmasında rol alan uzmandır. Plancının uygulamadaki rolü planın parçaları olarak ortaya çıkan projeleri tanımlamak, bu projeleri koordine etmek, yönlendirmek, denetlemek veya projelere dönük danışmanlık hizmetlerini yürütmektir.

Şehir planlamanın konusu mekan, eylem alanı planlamadır. Mekanın ölçeği, ülke ve bölge düzeyinden yerel ölçeğe kadar her türlü yerleşmeyi kapsar. Planlama, ölçeğe dayalı nitelik farklılaşmasının yanısıra, kentsel işleve ya da yerleşmeyi karakterize eden sosyo-ekonomik faktörlere göre niteliğe dayalı olarak da farklılaşmaktadır; metropoller, sanayi kentleri, turizm merkezleri gibi. Bu alanlara yönelik planlama çalışmaları ise niteliklere bağlı olarak farklılaşmaktadır; kent bütünü planı, metropoliten alan bütünü planı, turizm, sanayi vb. sektörel planlamalar gibi.

 

Şehir Planlama Mesleğinin Çalışma ve Uygulama Alanı

  • Üst ölçekli ekonomik ve fiziki plan kararları ve politikaları ile yöreye özgü sosyo-ekonomik, kültürel ve doğal veriler de dikkate alınarak belirlenen amaç ve hedefler doğrultusunda mekansal düzenlemeleri belirleyen çeşitli ölçek ve nitelikteki planlar;

  • Mekansal, sosyal, demografik ve ekonomik vb. içerikli kentsel / kırsal araştırmalar,

  • Planlama sürecini yönlendirmeye yönelik danışmanlık, kentsel işletmecilik ve proje yönetimi alanlarını da kapsamaktadır.

Şehir planlama, niteliği gereği kamu ve toplum yararını esas alan bir kamu hizmetidir. Şehir plancısı gerek kamu sektöründe gerekse özel sektörde kamu hizmeti veren bir uzmandır.

 

Meslek Disiplini İçinde Yer Alan Hizmetler

Ülkemiz planlama pratiğinde varolan ve ölçek/nitelik olarak farklılaşan başlıca planlama hizmetleri şunlardır:

  • Yatırımların ülkesel ölçekte dağılımını belirlemek üzere ulusal plan hazırlamak (ülkesel yerleşme düzeni planlaması)

  • Bölgesel ölçekli planlamalar, çevre düzeni planları

  • Kent planları

  • 1/5.000 ölçekli Nazım (imar) planı, 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı, mevzi planlar ve bunların değişiklikleri ve revizyonları

  • Kentsel tasarım planları

  • Sektörel planlar; turizm, ulaşım, çevre, sanayi/küçük sanayi planları, koruma amaçlı imar planları

  • Gecekondu önleme ve ıslah planları

  • Toplu konut alanı, yeni yerleşme alanı planlaması

Şehir plancıları, belediyelerde, Devlet Planlama Teşkilatı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı gibi kamu kuruluşlarında karar verme, araştırma, planlama, onama ve uygulama süreçlerinde çeşitli konumlarında görev almaktadırlar. Serbest çalışan şehir plancıları, başta İller Bankası ve her ölçekte belde ve belediyeler olmak üzere yukarıda sayılan bakanlıklara bağlı idareler tarafından ihaleye çıkarılan plan-proje hizmetlerinin yapım ve uygulama süreçlerinde yüklenici, proje yöneticisi, proje koordinatörü, danışman vb. görevler alabilirler.

Şehir plancıları, planlama işinin niteliğine göre, planlama hizmetlerinin çeşitli aşamalarında, mühendislik, ekonomi, toplum ve yönetim bilimlerinden uzmanlarla birarada çalışabilmektedirler. Plancıların işlevi, çeşitli disiplinlerden aldıkları girdilerin/verilerin sentezini yaparak ve bunlar arasındaki ilişkileri bütüncül olarak kavrayarak sorunsalları tanımlamak ve olası çözümlere dair alternatif süreçleri tasarlamaktır.

 

Şehir Planlama Eğitimi

Türkiye’de lisans düzeyinde eğitim veren ilk Şehir ve Bölge Planlama Bölümü, 1961 yılında ODTÜ Mimarlık Fakültesi bünyesinde kurulmuştur. Son 41 yıl içerisinde Gazi Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü ve son olarak Erciyes Üniversitesi’nde şehir planlama bölümleri açılmıştır. Bu bölümlerden her yıl 300′ü aşkın şehir plancısı mezun olmaktadır. Ülkemizdeki şehir plancısı sayısı 5000′i aşmıştır. ŞPO’na kayıtlı üye sayısı Temmuz 2002 itibariyle 3000′e yaklaşmıştır.

10
Ara_Aralık_kısaltma
07

Hava soğutmalı motor

Hava soğutmalı motor, motorun sıcak parçalarının soğutulması için direkt olarak hava sirkülasyonunu kullanır.

Çoğu modern içten yanmalı motor, kapalı devre sıvı soğutucuların motor bloğu içindeki kanallar boyunca dolaşması ile soğutulur. Soğutucu ısıyı absorbe eder, daha sonra bir ısı eşanjörü veya radyatör ile üzerindeki ısıyı havaya iletir ve döngü bu şekilde devam eder. Bu şekilde de , nihai soğutucu hava iken, sistemde dolaşan sıvı soğutucu dolayısı ile bu tipler su soğutmalı motor olarak bilinir. Buna göre, bir hava soğutmalı motorda ısı motordan direkt olarak havaya atılır, sıvı soğutucu kullanılmaz.

Havacılık endüstrisinde kullanılan pistonlu motorların bir çoğu da hava soğutmalıdır. Günümüzde de birçok firma hafif uçaklarda genelde bu tip motor kullanmaktadır.

Bir çok motorsikletde, ağırlıktan kazanmak ve motor yapısını basitleştirmek için hava soğutmalı motor kullanılır. Günümüzde imal edilen otomobillerde hava soğutmalı motorlar kullanılmamaktadır, fakat geçmişte üretilen birçok modelde hava soğutmalı motorlar kullanılmıştır.

Motorların Sınıflandırılması
Silindir Birleştirme Şekline Göre
Sıralı tip motor, V tipi motor, Boksör tipi motor, Yıldız tipi motor, W tipi motor, H tipi motor
Ateşleme tipine Göre
Buji ile ateşlemeli motorlar, Sıkıştırma ile ateşlemeli motorlar
Kullanılan yakıta göre
Benzinli motor, Dizel motor, LPG’li motor, Doğalgazlı motor
Zamanlama Sistemine Göre
2 Zamanlı motor, 4 Zamanlı motor
Çevrimlerine Göre
Sabit hacim çevrimli motor, Sabit basınç çevrimli motor, Karma çevrimli motor
Silindir Sayılarına Göre
Tek silindirli motorlar, Çok silindirli motorlar
Soğutma Sistemlerine Göre
Hava soğutmalı motor, Su soğutmalı motor
Diğer Tip Motorlar
Gaz türbini, Wankel motoru,Stirling motoru,Serbest pistonlu motorlar

10
Ara_Aralık_kısaltma
07

Bilişim bilimi

Bilişim bilgi ve bilginin otomatik olarak işlenmesiyle ilgilenen bir yapısal bilim dalıdır.Bilişim biliminin bilgisayarla ilgisi, astronominin teleskopla ilgisi kadardır. Informatica gaat net zo min over computers, als astronomie over telescopen Edsger W. Dijkstra

Tanım

Matematiğe benzer şekilde Bilişim Bilimi (Enformatik) bilginin, özellikle elektronik makineler aracılığıyla, düzenli ve ussal biçimde işlenmesi bilimidir. Bunun yanı sıra bilişim bilimi bilgi işlemlerinde uygulanabilen (soyut) matematiksel yapıları da inceler. Amacı ve görevi bir yandan (saf matematiğin alt dalı olarak) temel aksiyomatik matematiksel kuramlar üretmek (Kuramsal Bilişim Bilimi), ikinci olarak -yardımcı bilim şeklinde- tüm diğer uzmanlık dallarının nesnelerini ve süreçlerini çözümleyip soyut matematiksel yapılara ve Algoritmalara dönüştürmek (Bilgisayar Bilimi) ve üçüncü olarak soyut matematiksel yapıların aktarılabileceği, saklanabileceği ve algoritmalarla otomatik olarak işlenebileceği matematiksel makinaları tasarlamaktır (Teknik Bilişim ya da Bilgisayar Mühendisliği).

 

Köken

Bilişim kelimesi bilmek fiilinin bir türevi olan bilişmek fiilinden türetilmiş bir kelimedir ve ilk kez Aydın Köksal tarafından kullanılmıştır. Bilişim kelimesinin karşılığı olan Informatik (alm.), informatique (fr.) ve bunlardan türetilmiş olan Türkçe enformatik kelimeleri İngilizcedeki computer science ve information systems gibi alanları kapsar. İskandinav ülkelerinde bilişim biliminin karşılığı olarak datalogi terimi kullanılmaktadır.

Bilişim biliminin kökleri matematik, fizik ve elektrotekniktedir. Bir mühendislik alanı olarak bilişim, verileri aktarabilen, depolayabilen ve algoritmalar yardımıyla verileri işleyebilen matematiksel makineler tasarlar. Böylelikle bilişim özellikle gerçek süreçlerin simulasyonunu mümkün kılar. Bir “yardımcı bilim” olarak düşünüldüğünde bilişim diğer bilimlerdeki olguları soyutlaştırır ve algoritmalar yardımıyla işler.

Veri işleme ve bununla ilgili iş alanları için genel bir kavram olarak İngilizce “information technology” (IT) yerine Türkçede bilişim teknolojisi (BT) kavramı kullanılmaktadır

 

Bilişimin Çağdaş Yaşamdaki Önemi

Bilişim çağdaş yaşamın her alanında kendine yer edinmiş durumdadır. İnternetin yoğun kullanımı bu gelişmeyi güçlendirmiştir. Bilgisayarların dünya çapında ağlaşması firmaların iletişiminde, lojistikte, medyada, ev yaşamında ve daha birçok başka alanda devrim niteliğinde değişimler yaratmıştır. Bilişim, farkedilmese de çamaşır makinesi, fotoğraf makinesi, müzik sistemleri gibi pek çok aygıttaki gömülü sistemler (ingilizce:: embedded systems) vasıtasıyla günlük yaşamın bir parçası haline gelmiştir.

Bilgisayarlar büyük veri yığınlarını kısa sürede yönetebilir, depolayabilir, paylaşabilir ya da işleyebilirler. Bunu sağlayabilmek için karmaşık donanım ve yazılım sistemleri gereklidir. Bu sistemlerin tasarimi ve geliştirilmesi de bilişim biliminin araştırma alanına girer. ‘nin kendisi bu tip karmaşık bir sisteme örnek verilebilir.

Bilgisayar sistemlerinin sağladığı fayda algoritmik işlemleri büyük veri yığınlarına yüksek bir hızda uygulayabilmeleridir. İnsan zekası buna karşılık bilişsel (ingilizce:: cognitive) algılama (örneğin eksik bilgi ile karar alabilme, şekil, yüz vb. tanıma) bakımından bilgisayarlara göre çok daha üstündür. Buna benzer konular yapay zeka alanında araştırılmaktadır. Bu araştırma alanlarının bazılarında önemli sonuçlar elde edilmiş olsa da henüz insan zekasının tam bir simulasyonundan söz etmeye imkan yoktur.

 

Bilişim bilimi ve bilgisayar mühendisliği kavramları

Bilişim bilimi genel olarak her tür mekanik hesap ve bilgi işlevleri inceleyen bir bilimdir. Önemli olan kuramsal bolümlerinden bazıları bunlardır:

  • Bilgisayar programcılığı

  • Hesap kuramı

  • Biçimsel dil kuramı ve Otomat kuramı

Bilgisayar bilimine bazen bilgisayar mühendisliği denilir ki, bunlar aynı değildir. Bilgisayar bilimi, diğer dillerde kullanılan “computer science” ya da “Informatik” (Bilişim) sözcüklerin manasına daha yakındır ve bilim olarak, mühendislikten genelde daha soyut konuları inceler.

Bilişim bilimi hesaplama, bilgi verme ve yazılım ve donanım üzerindeki işlemler üzerine çalışmaktadır. Pratikte bilgisayarlarla ilgili konuları kapsar. Algoritmalar, formül yapıları, bilgisayar dilleri, yazılım ve bilgisayar donanımları bu konulardan belli başlı olanlarıdır.

Yazılım Elemanları

Oyun YazılımlarıSistem YazılımlarıProgramlama DilleriOfis Uygulamalarıİş (Sektörel) UygulamalarCihaz Taklitçileri (Emulatörler)Ortam ilişkili YazılımlarCihaz ilişkili YazılımlarYardımcı Yazılımlarve birçok alanda geliştirilebilecek yazılımlar

Donanım Elemanları

BilgisayarAnakartSabit DiskKlavyeFareİşlemciÇıkarılabilir DisklerEkran KartıAğ KartıYazıcıTarayıcıSayısallaştırıcıAğ ElemanlarıYönlendiriciModemDial-Up ModemADSL ModemKablo Modem

Ve belirtilenlerin dışında birçok bileşen ile doğrudan veya dolaylı olarak ilişkili olan bilimdir.

Bilişim sözcüğü, Aydın Köksal tarafından önerilmiştir.

 

Bilgisayar Bilimi Alanları

 

Matematiksel temeller

  • Boole cebiri

  • Çizge kuramı

  • Bilgi kuramı

  • Mantık

  • Kümeler Kuramı

  • Olasılık ve İstatistik

  • Ayrık Matematik

 

Kuramsal Bilgisayar Bilimi

  • Algoritmik bilgi kuramı

  • Hesaplanabilme kuramı

  • Kriptografi

  • Biçimsel anlambilim

  • Bilgisayar kuramı

    • Algoritma analizi Karmaşıklık kuramı

    • Mantık ve programların anlamları

 

Donanım

(Ayrıca bkz: elektronik mühendisliği ve bilgisayar mühendisliği)

  • Denetim yapıları ve Mikroprogramlama

  • Cebir ve mantik yapıları

  • Bilgisayar hafıza yapıları

  • Girdi/Çıktı ve Veri iletişimi

  • Mantık Tasarımı

  • Entegre devreler

    • Geniş boyutlu entegrasyon

  • Performans ayarlama ve güvenilirlik

  • Bilgisayar Mimarisi

  • Bilgisayar Ağları

  • Dağıtımlı Bilgisayar Ağları

 

Yazılım

  • Bilgisayar Programlama

    • Paralel Programlama

    • Program tanımlama

    • Program doğrulama

  • Programlama teknikleri

  • Yazılım Mühendisliği

    • Yazılım optimizationu

    • Yazılım ölçümleri

    • Konfigürasyon yönetimi

    • Yapısal programlama

    • Nesne tabanlı Programlama

    • Tasarım örüntüleri

    • Yazılım Belgeleme

  • Programlama Dilleri

  • İşletim Sistemleri

  • Derleyiciler

    • Şözdizimsel analiz

    • Öğelere ayırmak

 

Veri ve bilgi sistemleri

  • Veri yapıları

  • Veri deposu temsili

  • Veri şifreleme

  • Veri sıkıştırma

  • Veri kurtarma

  • Bilgisayar Programlama ve Bilgi kuramı

  • Bilgisayar dosyaları

    • Dosya biçimleri

  • Bilgi Sistemleri

    • Veri tabanları

    • Bilgi alma yöntemleri

    • Bilgi arayüzler ve temsilleri

  • Bilgi sistemleri ve geliştirme

    • Bilgi sistemleri ve geliştirme yöntemleri

    • Sistem Analizi

    • Bilgi sistemleri ve geliştirme araçları

    • Bilgi sistemleri proje yonetimi

 

Bilişim yöntemleri

  • Sembolik ve Cebirsel işleme

  • Yapay zeka

  • Bilgisayar grafikleri

  • Resim işleme ve Bilgisayar görüşü

  • Örüntü tanıma

    • Konuşma tanıma

  • Simulasyon ve Modelleme

  • Belge ve Metin işleme

  • Dijital sinyal işleme

 

Bilişim uygulamaları

  • Yönetimsel veri işleme

    • İşletme kaynak planlaması

    • Müşteri hizmetleri yönetim sistemleri

    • İnsan kaynakları yönetim sistemleri

  • Matematiksel yazılım

    • Sayısal analiz

    • Otmatik kuram ispatlama

    • Bilgisayar cebir sistemleri

  • Fiziksel Bilim ve Mühendislik

    • Bilişel kimya

    • Bilişel fizik

    • Bilişel biyoloji

    • Bilişel tıp

  • Sosyal bilimler ve Davranışsal bilimler

  • Robotlar

  • Bilgisayar insan etkileşimi

    • Konuşma analizi

    • Kullanılabilirlik Mühendisliği

  • Telekomunikasyon

10
Ara_Aralık_kısaltma
07

Cami mimarisi

Türk mimarisinin en çok ürettiği yapı camidir. Türkiye’de resmi olarak 78 bin cami bulunmaktadır. Cami, toplamaktan toplayıcı anlamında, Müslümanların ibadet yeri, İslam mabedi demektir. Mescit Türkçede küçük mabetler için kullanılır ancak Arapça’da geniş manada ibadet yerlerine mescit denir. Peygamber Aleyhisselam’ın ilk mescidi Kuba Mescidi’dir. Medine’de yapılan ilk mescit ise Mescid-i Nebevi’dir. Cami mimarisi ana şeklini Osmanlı’da kazandı. Mimarlar mimarı Koca Mimar Sinan elinde mükemmelliğe erişti. Külliye halinde medrese, türbe, hastane, aşhane, mektep, kütüphane, çarşı, hamam, çeşmesiyle büyük camiler yapıldı, ibadet temel alınarak sosyal, siyasi, iktisadi faaliyet merkezi oldu. Cumhuriyet döneminde yapılan camiler de Osmanlı mimarisini örnek almıştır.

Bir cami başlıca şu kısımlardan oluşmaktadır: -Subasman -Dış avlu -İç avlu -Kapılar -Şadırvan -Merdiven -Pencereler -Mahfel -Maksure -Mükbire -Son cemaat yeri -Revak -Minare -Kubbe -İstinare -Şerefe -Alem -Türbe -Döşeme -Ayakkabılık -Minber -Mihrap -Vaaz kürsüsü -Sütunlar -Ağaçlar -Parmaklıklar -Mermerler -Çiniler -Ahşap -Kesme taşlar.

Camiler çeşitli tipte olabilir. Ulucami, tekkubbeliler, monumental, çift fonksiyonlu, tek veya çok minareli, selatin, barok.

10
Ara_Aralık_kısaltma
07

Agnostisizm

Agnostisizm, bilinmezcilik olarak tanımlanan Tanrı’nın varlığının ya da yokluğunun şu an için bilinemeyeceğini öngören felsefe akımı.

Kökeni eski Yunan’daki Sofistlere kadar uzanan Agnostisizm kelime olarak eski Yunanca’daki agnostos, yani “bilinemez olan” kelimesinden gelir. Gerçekte, bir dinden ya da öğretiler bütününden ziyade bir konsepttir. “Bilinmezcilik” olarak tanımlanması, aslında dinlerin öne sürdüğü Tanrı anlayışının gerçekliğinin bilinemezliği değildir. Bu akım, insanın bilme yetisinin sınırlı olduğunu ve bu nedenle, görülebilenin ardındaki hakikati yakalayamayacağını savunur. Thomas Henry Huxley, agnostisizm’i tanımlarken insanların ölüm sonrası ve tanrının varlığı konularında akıl yürütmekten kaçınmaları gerektiğini söylemekle kalmamış, bu bakış açısından değerlendirildiğinde değillenemeyecek hiçbir önerme ya da yanlışlanamayacak hiçbir bilgi olmadığını da eklemiştir.

Agnostisizm, tüm dinleri ve dolayısıyla onların tanrılarını kesin olarak reddeder. Fakat, Teizmin sundukları dışında; doğaya müdahale etmeyen, belki bilinci dahi olmayan bir Tanrı’nın olup olamayacağını bilemeyeceğimizi öngörür. Bu anlamda Deizmin ve Ateizmin dogmatik tutumundan uzak olduğu vurgulanabilir.

Felsefi bir ekol olarak kayıtlara geçmesi 19. yüzyılın ikinci yarısına denk gelir, Batı felsefesindeki başlıca temsilcileri Herbert Spencer, William Hamilton ve Leslie Stephen’dir. Agnostisizm‘in Doğu’daki karşılığını ise tasavvufun hemen her kolunda bir miktar bulmak mümkündür. Araştırma için Türkçe kaynak olarak 1997 yılında Vadi Yayınları’ndan çıkan Şinasi Gündüz’ün Son Gnostikler: Sabiiler, İnanç Esasları ve İbaretleri adlı kitaba bakılabilir.

10
Ara_Aralık_kısaltma
07

Son Aksam Yemeği

Son Akşam Yemeği, Leonardo da Vinci

Son Akşams Yemeği ya da Son Yemek (İngilizce: The Last Supper, İtalyanca: Il Cenacolo or L’Ultima Cena), 15. yüzyılda Milano’da Leonardo da Vinci tarafından, Duke Lodovico Sforza’nın isteği üzerine yapılmış fresktir.

Hristiyan inanışına göre, İsa Mesih’in Romalı askerlerce tutuklanmasından bir gün önce (Passah Günü öncesi) Havarileriyle yediği son akşam yemeğini ifade eder.

Bu yemek sırasında yaptığı konuşmanın uzunca anlatıldığı Yuhanna Kitabı’nda İsa Mesih onlara, kendisi aralarından ayrıldıktan sonra gelecek olan Paraklit’le teselli bulmalarını söyler. Son Akşam Yemeği, Rönesans ressamlarınca çokca işlenen bir konu olmuştur. Bu eserlerin içinde en bilineni Leonardo da Vinci’nin yaptığı resimdir. Resim, Milano yakınlarındaki Santa Maria Dele Grazie’nin duvarına yapılmış ve bu gün oldukça yıpranmıştır.Leonardo’nun Mona Lisa’dan sonra en ünlü eseridir.

Son Akşam Yemeği‘te İsa ve Havarileri Kutsal Kase’den şarap içiyorlar ve ekmek yiyorlardı. Ancak resimde kase ve şaraplı ekmek görülmemesi Hıristiyan dünyasında yıllardır tartışma konusu olmuştur.

Resmin kurgusu büyük bir anakronizm sorununu içinde barındırır. Yaşadığı tarih itibarı ile İsa Paygamber ve havarilerinin, masada oturarak yemek yemeleri mümkün değildir. Masa etrafına konulan sandalyeler ve bu düzenekte yemek yeme çok sonraki zamanlarda yerleşmiş bir gelenektir.

10
Ara_Aralık_kısaltma
07

I. Katerina (Rusya)

Rus Çariçesi I. Katerina

Çariçe I. Katerina Rusça: Екатерина I Алексеевна Ekaterina Alekseevne ) (15 Nisan 1684 – 17 Mayıs 1727) Rus Çariçesidir.

(15 Nisan 1684 tarihinde Litvanyalı bir köylü ailesinin kızı olarak Kurşas’ta dünyaya geldi. Doğduğu zamanki ismi Marta Skavronska idi. 1703 yılında Rus Çarı I. Petro’nun sevgilisi oldu. 1705′de Ortodoks dinine geçti. 1712 yılı Şubatında Büyük Petro’yla evlendi. 11 çocukları oldu. Bunlardan sadece Anna ve Yelizateva yaşadılar. Yelizateva daha sonra Rusya’nın çariçesi oldu.

Katerina Prut Savaşı sırasında barışı sağlamak bizzat Osmanlı sadrazamı Baltacı Mehmet Paşa’yla müzakerelere katılmıştır. Savaşın bitmesinden sonra 1712 yılında I. Petro’yla evlendi. 1724 yılında da Çariçe ünvanını aldı. Büyük Petro 1725 yılında veliaht bırakmadan ölünce Rusya’nın tek hakimi oldu. 2 yıl hüküm sürdükten sonra 17 Mayıs 1727 tarihinde St. Petersburg’da öldü.

Önce gelen:
– Rusya İmparator Eşi
1721 – 1725 Sonra gelen:
Sophie (Anhalt-Zerbst) Önce gelen:
I. Petro Rusya İmparatoriçesi
1725 – 1727 Sonra gelen:
II. Petro

10
Ara_Aralık_kısaltma
07

Mehmet Seyit Bey

Seyit Bey T.B.M.M. 2. Dönem’e İzmir milletvekili olarak girmiş, V. İcra Vekilleri Heyeti ve 1. İnönü Hükümeti’nde Adalet Bakanlığı yapmış, Hilafet’in kaldırılmasında kilit bir rol oynamış din ve siyaset adamı ve yazardır.

1873′de İzmir’de doğmuştur. Medrese eğitimini takiben, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuş, aynı üniversitede fıkıh dersleri vermeye başlamıştır. Osmanlı Meclisi Mebusan’ına iki dönem İzmir mebusu seçilmiştir. Cumhuriyet’in ilanıyla eşzamanlı T.B.M.M. 2. Dönem’de de İzmir milletvekili olmuş, kurulan kabinede Adliye Vekili olarak yer almıştır.

3 Mart 1924′de, 1. İnönü Hükümeti’nin son günlerinde Meclis’te Hilafet’in kaldırılmasına dönük, “Hilafetin Mahiyet-i Şeriyyesi” konulu, günümüzde de tarihi addedilen bir uzunca konuşma yapmış ve karar alınmıştır. Milletvekili Kamil Miras’ın daha sonra İstiklal Mahkemesi’nde metnin hazırlanmasında payı bulunduğu ifadesi, konuşmasının muhtemelen bir ekip çalışmasının ürünü olduğuna işaret etmektedir. Meclis oturumunda İsmet İnönü’nün “Halife Türkiye’nin itibarıdır” yaklaşımıyla hilafetin kaldırılmasına karşı çıkmış olması da, günümüzden geriye bakıldığında, bir taktik hamlesi olabilir. Seyit Bey, bu konuşmada milli hakimiyet ilkesinden hareketle, hilafetin kaldırılmasının İslam dini açısından bir mahsur taşımayacağını savunmuş ve meclisteki muhalefeti de büyük ölçüde ikna etmiştir. Bu belirleyici konuşmanın neticesinde Meclis hilafeti ilga etmiştir.

1924 Anayasası’nın hazırlanmasında da önemli rol oynayan Seyit Bey, daha sonra dile getirdiği bazı teklifler nedeniyle gözden düşmüş, ve baskı altında bakanlık makamından ayrılmak zorunda kalmıştır. Bunun üzerine akademisyenliğe geri dönmüştür[1].

Ertesi yıl, 8 Mart 1925′de İstanbul’da ölmüştür. Sultan Mahmut Türbesi’nde gömülüdür.

 

Eserleri

Usul-i Fıkıh Dersleri (1912)
Usul-i Fıkıh Dersleri – Mebahis-i Hüsün ve Kubuh (1914)
Usul-i Fıkıh – Medhal (1917)
Hak Mefhumu ve Kuvvei Müeyyidesinin Suret-i Telakkisi Hakkında İslâm Felsefe-i Hukuku ve Avrupa Felsefe-i Hukuku Arasında Bir Mukayese (1922)
Usul-i Fıkıh Mebahisinden İrade, Kaza ve Kader (1922)
Hilafet ve Hakimiyet-i Milliye (1924, anonim yayınlanmıştır)
Hilafetin Mahiyet-i Şer’iyyesi (1924, konuşma metni)

 

Notlar ve Kaynaklar

^ Kültür Bakanlığı Sitesi Biyografisi

     

V. İcra Vekilleri Heyeti (14 Ağustos 1923 – 27 Ekim 1923)

İcra Vekillleri Heyeti Reisi: Ali Fethi Okyar
Umuru Şeriye (Diyanet) Vekili: Musa Kazım Göksu » Mustafa Fevzi Sarhan – Adliye Vekili: Seyit Bey – Müdafa-i Milliye Vekili: Kazım Özalp – Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Reisi (Genelkurmay Başkanı): Fevzi Çakmak – Dahiliye (İçişleri) Vekili: Ali Fethi Okyar – Hariciye Vekili: İsmet İnönü – İktisat Vekili: Mahmut Esat Bozkurt » Hasan Saka – Maliye Vekili: Hasan Fehmi Ataç – Maarif Vekili: İsmail Safa Özler – Mübadele, İmar ve İskan Vekili: Mustafa Necati Uğural – Nafia (Bayındırlık) Vekili: Feyzi Pirinççioğlu – Sıhhiye ve Muavenet-i İçtimaiye (Sosyal Yardım) Vekili: Rıza Nur

1. Hükümet – 1. İnönü Hükümeti (1 Kasım 1923 – 6 Mart 1924)

Beşvekil ve Hariciye Vekili: İsmet İnönü
Şeriye (Diyanet) Vekili: Mustafa Fevzi Sarhan · Adliye Vekili: Seyit Bey · Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Reisi (Genelkurmay Başkanı): Fevzi Çakmak · Müdafaa-i Milliye (Milli Savunma) Vekili: Kazım Özalp · Dahiliye (İçişleri) Vekili: Ahmet Ferit Tek · Maliye Vekili: Hasan Fehmi Ataç (»2.1.1924) » Mustafa Abdülhalik Renda · İktisat Vekili: Hasan Saka · Maarif Vekili: İsmail Safa Özler · Mübadele, İmar ve İskân Vekili: Mustafa Necati Uğural · Nafia (Bayındırlık) Vekili: Ahmet Muhtar Cilli (»19.1.1924) » Süleyman Sırrı Bey · Sıhhiye Vekili: Refik Saydam

10
Ara_Aralık_kısaltma
07

Başkale, Van

Van ilinin bir ilçesidir. Van il merkezine 112 km uzaklıkta olup Hakkari ile Başkale arasi mesafe 90 km’dir.Yüzölçümü 2599 Km²’dir. İlçede tarım ve hayvancılık yapılamamaktadır. Çok sayıda köy ve mezrası bulunan ilçe teknolojik ve kültürel açıdan fazla gelişememiştir. Kaçakçılık olaylarının çok görülmesi ilçedeki emniyet ve asayiş birimlerinin sayısının artmasına neden olmuştur. İlçenin 138 km boyunca İran’la ortak sınırı vardır ve Piyade Hudut Tabur Komutanlığı tarafından 3 hudut bölüğü ve 16 karakol ile korunmaktadır. İlçe tarihinde Urartular, Hititler, Osmanlılar gibi çok gelişmiş ve bilinmiş medeniyetler yaşamıştır. 1905 yılında Rusların desteklemesiyle Ermeniler’in yönetimine geçen ilçe 1918 yılında ordu ve mahalli (milis) kuvvetlerin gayretleri ile kurtarılmıştır. 14500 kişilik nüfusu ile tenha bir yerleşim birimidir. Turizm açısından çok zayıf olup ilçede sadece 2 otel bulunmaktadır. Bu otellerin bir tanesi Hakkari yolu uzerinde ve 36 yataklıdır. Diğeri ise ilçe merkezindedir ve belediye yönetiminde bulunan otelde 30 yatak kapasitesi vardır.

 

Van ilinin ilçeleri

Van | Bahçesaray | Başkale | Çaldıran | Çatak | Edremit | Erciş | Gevaş | Gürpınar | Muradiye | Özalp | Saray




Herşey Vatan İçin...

 

Aralık 2007
M T W T F S S
« Nov   Jan »
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31  

Arşiv

Blog Stats

  • 87,415 hits
HER ŞEY VATAN İÇİN...